Neyin finali Tayyip bey?

Başbakan önümüzdeki sürecin bir “final süreci” olduğunu söyledi. Final sözüyle neyi kastediyor acaba? Final sözcüğü, hangi hedefe yüklenmiş durumu anlatıyor?

Haberin Devamı

Başbakan önümüzdeki sürecin bir “final süreci” olduğunu söyledi.

Final sözüyle neyi kastediyor acaba?

Final sözcüğü, hangi hedefe yüklenmiş durumu anlatıyor?

Biliyoruz şimdi “seçim yılına giriyoruz. Başbakan onu işaret etmek istedi” diyeceklerdir.

Ama Ankara’da topladığı il başkanlarına “hep birlikte uzun ince bir yola çıktıklarını” söyleyerek konuşmasına başlamış olması, final sözünün genel seçimi değil öteki seçimi işaret ettiğini düşündürüyor.

Çünkü herkes biliyor ki genel seçim değil, asıl cumhurbaşkanı seçimi bazı çevrelerin hayalindeki finali gerçekleştirecek olaydır.

Hayal edilen o finalde, Sezer döneminde geri püskürtülen hamlelere karşı koymayacak bir zihniyetin Çankaya’ya çıkarılması vardır.

Oy deposu olarak kullanılan cemaatler, Cumhurbaşkanlığı AKP’ye geçmeden iktidar gücünün tamamlanmayacağına inandırılmıştır.

Bu beklenti cemaatlerin sabır göstermelerini ve kontrol edilmelerini kolaylaştırmıştır.

Faulü kim yapıyor?
Bazı araştırmalar tarikatlerin Türkiye’de on milyondan fazla oyu yönlendirme gücüne sahip bulunduğunu gösteriyor.

Cemaat oyları disiplinlidir, hiç fire vermez. Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı seçildikten sonra AKP’yi genel seçimde yine tek başına iktidar yapmak için tarikat ve cemaat kartını açıkça oynamaya mı karar verdi?

Evet, dünkü konuşması bu şüpheyi uyandırıyor. İşte dedikleri:

“Önümüzdeki süreç bir final süreci. Çeşitli fauller yapmak isteyen olabilir, olacaktır.. Bir çok provokatif hareketler.. Bu aralar yine gazetelerde çıkıyor ya; bu oyuna asla gelmeyeceksiniz. En son hareketleri İstanbul’da, Çarşamba’daki şeyleri görüyorsunuz..”

Gazetelerin öldürülen “iki fakülte mezunu hoca”nın ailesine başsağlığı dileyecek yerde katilin öldürülmesini linç olayı gösterdiğini belirten Başbakan şöyle devam etti:

“Böyle tam sayfa gazete ilânları verir gibi haberler yapmak suretiyle halkımızın kendi kutlu değerlerini veya kutsal bakışına farklı yaklaşımlar getirmenin anlamı yok. Onları bu noktada tahrik etmenin anlamı yok!”

Yanlı bir hakem gibi
İstanbul’un bir semti, laik cumhuriyete meydan okuyan gerici bir zihniyetin adeta egemenliğine girmiştir. Burada egemenlik kuran cemaat, ayrı bir devlet gibi vergi topluyor, yargılama yapıyor.

Camide hoca öldürülüyor, öldüren de anında ölüyor. Medya da “neler oluyor burada?” diye toplum adına hesap soruyor.

Cumhuriyet hükümetinin başbakanı ne yapıyor bunun üstüne?

Medyanın duyarlılığına faul düdüğü çalıyor, o yetmiyor, laik cumhuriyete kafa tutan görüntü ve eylemlerden “kutlu değerler” ve “kutsal bakış” diye söz ediyor.

Cumhurbaşkanı’nı seçecek meclisin üçte iki ağırlığına sahip iktidar partisinin lideri olarak Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’yı istemeye hakkı vardır.

Ama kazandıktan sonra düdüğünü böyle yanlı çalacağı şüphesi uyandırmaya devam edecek olursa korkarız ki final süreci sancılı geçecektir.

Erdoğan yanlışını düzeltmelidir.

Demokratik bir cumhuriyette final diye bir şey olmaz!

DİĞER YENİ YAZILAR