Nereye kadar?

Haberin Devamı

Plansız, programsız yönetimler elinde yaşayan toplumlarda iyilik de fenalık da kaza ile olur.

Çarşaf gürültüsünün sebebi, sonuçları hesap edilmeden düzenlenen bir törendir.

CHP’ye katılan kalabalık bir grubun içinde yer alan dört çarşaflı kadın siyasetin gündemini değiştirmiştir.

Töreni düzenleyenler, din sömürüsünün rantını neredeyse tek başına yiyen AKP’nin rekabet üstünlüğüne son vermek mi istemişlerdir?

Bunu bilmiyoruz ama iktidarın gözden düşmeye başladığı bir döneme denk gelmesi çarşaf-türban açılımının CHP üzerinde doping etkisi yaratmasını sağlayabilir.

Tartışma bağlamında ortaya konulan tezler iki nedenle heyecan uyandırmıştır:

1. Dini örtünün istismarından elde edilen siyasi rant artık tek başına AKP’ye gitmeyecektir

2. Siyasi yarışın adaletini bozan tekel kırılacağı için AKP’nin iktidardaki ömrü kısalacaktır.

Birçok cumhuriyet aydınının tartışmaya cesaret kırıcı olmamaya çalışarak katıldığını gözlüyoruz. Sebep budur.

Yani geniş bir kitlenin oyları üstündeki ipoteğin çözülüyor olmasından doğan umut bir gerçektir.

Fazla mı büyüttük?

“Velev ki siyasi simge” olan örtülerin kendisi değil, onu siyasi olarak istismar eden zihniyettir asıl tehlikeyi yaratan.

Bu örtüleri kullanan insanların gidecekleri birden çok parti bulabilmeleri, istismarın gücünü zayıflatacaktır.

Ve korkuları da zamanla geçersiz kılacaktır.

Peki bütün bu iyimser beklentiler, yüksek dereceli ihtimaller midir yoksa hayaller mi?

Dünkü konuşmasından sonra CHP lideri Baykal’a çarşaf tartışmasının ne anlama geldiğini, pratik sonucunun ne olduğunu ve nereye kadar gideceğini sordum.

Tahmin ettiğim gibi bir bardak suda fırtına koparılmıştır. Baykal’ın dediğine göre bir açılım hedeflenmemiştir. Ama tartışmadan yararlanarak CHP’nin daha kapsayıcı bir güç haline gelmesi şansı doğmuştur ve şimdi bu şans kullanılmaktadır.

Peki süreç, türbanın üniversiteye ve kamu alanına girmesi yasağından vazgeçme aşamasına CHP’yi sürükleyebilir mi?

Baykal “Hayır.. Biz hukuka saygılı, cumhuriyete ve ilkelerine bağlıyız. Zaten katılanların da bizden böyle bir talepleri yok. Onlar sadece vatandaş olarak saygı görmek istiyorlar. Çarşafı meşrulaştırmak amacımız değil” dedi.

Fatura ucuz değil

Tabii ki öyledir. Fakat yine de unutmamak lâzım: Bütün çarşaflılar laik rejime düşman değildir ama laik cumhuriyete karşı olanların tümünün beyni kara çarşaflıdır!

Önemli olan meydanı onlara bırakmamak.

CHP’ye giren çarşaflılar Deniz Baykal’ın kefaletini gerçekten hak ediyorlarsa CHP’ye gitmeleri hayırlıdır.

Dünkü meclis grup toplantısında AKP’ye önemli sayıda katılım oldu. Katılan kadınların beşinin de başı açıktı. Onlar da AKP için hayırlıdır.

Siyaseti din sömürüsünün batağından böyle kurtarabiliriz.

Başbakan Erdoğan dün CHP’nin çarşaf konusundaki yaklaşımını överken 29 Mart’taki belediye seçimlerini hatırlatarak Baykal’ı iğneledi.

“Temennim odur ki bunun arkası da gelsin, kesilmesin” dedi.

Sonra da olumsuz çıkışlara karşı “Dik durmalı, boyun eğmemeli” diye Baykal’a nasihatler verdi!

CHP lideri seçimlere kadar türban yasağı için AKP tarafından belli ki çok sıkıştırılacaktır.

Tayyip Erdoğan, tek başına sahip olduğu siyasi ranta CHP’yi bu kadar ucuz ortak etmeyecektir!

DİĞER YENİ YAZILAR