Nobel ödüllü Meksikalı şair Octavio Paz "Üçüncü Dünya "yi şöyle tarif etmişti:
"Güçlülerin zayıflara sürekli egemen olduğu, siyasetin ekonomiye, hiyerarşinin yeteneğe, gizli ilişkilerin hak ve hukuka baş eğdirdiği, eleştirinin mutlaka bir şekilde ceza gördüğü, insanın hor görüldüğü yer.."
Bizim durumumuza gelince...
Pamukova katliamının baş sorumlusu olan Ulaştırma Bakanı "İstifa etmiyorum" dedi..
"Sorumluluk makinistlerle mi sınırlı kalacak yoksa Ulaştırma Bakanı ve Demiryolları Genel Müdürü ile ilgili bir tasarrufunuz olacak mı?" diye soran gazeteciyi Başbakan "Haddinizi bilerek soru sorun" diye azarladı..
Mahkeme tren şefi ile iki makinisti tutuklayarak sabaha karşı cezaevine gönderdi.
Avrupa Birliği'ne girme hayalleri kurarken nereye gidiyoruz?
Güvenemeyiz artık
Bağıra çağıra gelen bu faciadan sonra beklenmesi gereken ilk gelişme istifa olmalıydı. Çünkü bu yalnızca ahlaki bir borcun gereği değil, aynı zamanda adaleti, hukuku üstün tutan bir yaşam geleneğinin de emridir.
TMMOB'nin olayla ilgili raporu "Demiryolu hattının fiziki yapısı, ray ve bağlantı elemanları ile taşıt özellikleri, yüksek hız uygulamasına uygun değildir" tesbiti yapıyor. Bunu aylar öncesinden biliyorduk. Daha önemli tesbit şu:
"Ray ve travenslerin hemen kaldırılması, delillerin karartılması sonucunu doğurmuştur."
Bakan Yıldırım istifa etse veya görevinden alınsaydı yerine gelecek olan kişi rayları, bağlantıları kaldırmayı göze alamazdı.
Bundan sonra verilecek teknik araştırma raporlarına inanabilir miyiz?
Gazetecileri bile "Acıyı paylaşmıyorsunuz, haddinizi bilin" diye azarlayan bir Başbakan'ın saldığı korku, teknik heyetlere tarafsız ve bilimsel araştırma rahatlığı verebilir mi?
Bakan Yüce Divan'a
Bilimle çatışan iktidarlar bu ülkenin bahtsızlığıdır. İlk icraatı TÜBİTAK'ı dağıtmak olan AKP iktidarı ile talihsizliğimiz doruğa çıktı.
Kadrolaşmak uğruna yandaş cahilleri donanımlı insanlara tercih eden iktidar bindiği dalı kesiyor. Bu facia AKP'nin çizgisinde kırılma yaratmıştır.
Adaleti saptıran çabaların sürmesi halkın güven duygusunu daha çok aşındıracaktır. İktidar kendini yargının yerine koymaya kalkmasın, asıl suçluyu yargıdan kaçırmasın.
Bilim adamlarının "yapamazsın" dediği bir işi Ulaştırma Bakanı emrindekilere gücünü kullanarak yaptırmıştır. Hukukun "bilinçli taksir" veya "öngörülü taksir" dediği suç bakan tarafından işlenmiştir.
Bu bakanı Yüce Divan'dan kaçırmak, Türkiye'yi Üçüncü Dünya'ya götürmektir.
Hızlandırılmış trenle AB'ye gidiyoruz derken, hukuk özürlü beyinsel altyapı zaafı yüzünden daha büyük bir faciaya uğramayalım!
Nereye gidiyoruz?
Nobel ödüllü Meksikalı şair Octavio Paz "Üçüncü Dünya "yi şöyle tarif etmişti
Haberin Devamı

