Nereye gidiyoruz!

Haberin Devamı

Akıl tutulması ile basiretin bağlanması denilen “gaflet hali” herhalde bu...

Yüksek yargı kurumları, tartışmanın içinde görünmek istemese de düşüncesini değiştirmediğini bildiğimiz asker ve nihayet ülkenin üniversiteleri hep aynı vurguyu yapıyorlar:

İktidarın türban yasağını kaldırmak için başvurduğu dolanlı yöntemler, cumhuriyetimizin laiklik ilkesini ortadan kaldıracak ve Anayasa’yı ihlâl suçu oluşturacaktır!

Üniversite rektörleri dün Ankara’da toplandı.

YÖK Başkanı, parti komiseri havalarında toplantıyı bastı, tehdit de savurdu ama rektörlerin “tarihi görev” olarak yapmaya kararlı oldukları uyarıyı önleyemedi.

Risk faktörleri

Açıklanan bildiri, türban yasağının kalkmasından sonra ülkeyi şu tehlikelerin beklediğine dikkatleri çekti:

- Din devletine gidiş hızlanacaktır;

- Denilenin aksine bu düzenleme üniversite ile sınırlı kalmayacak, tüm kamu kurumlarını içine alacaktır;

- Üniversiteler inançların değil bilimsel özgürlüğün yaşanacağı yerlerdir. Esas ayrımcılık türbanla eğitim başladıktan sonra derinleşecektir.

Rektörler cumhuriyet kazanımları bir kez kaybedilirse tekrar yerine konulamayacağını söylerken haklıdırlar.

Türbanla ilgili yüksek mahkeme kararlarını dikkate almaları için siyasetçileri son kez uyarırlarken de öyle...

Gaflet halinin en komik yansıması Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun “Rektörler amuda kalkmasınlar” sözüdür.

Rektörler niye amuda kalksın?

Siyaseti cambazhane haline getiren kendileridir!

Temel fıkrası gibi

Yapılmak istenen şeyin Anayasa’nın değiştirilemez laiklik ilkesini zedeleyeceği uyarısı dün Meclis Anayasa Komisyonu’nda da tartışma konusu oldu.

AKP Grup Başkanvekili Bozdağ yeni düzenleme yapılamayacağını söylemenin “hukuku dondurmak” olacağını öne sürerek karşı çıktı.

Karşı devrimci zihniyet hep bu bahaneyle saldırır. Başlarken “laik cumhuriyete bağlı kalacağına dair namus yemini” eder, sonra fırsat bulduğunda hançeri saplarsın!

Demokrasi denilen rejim, Allah’ın her günü “devam mı, tamam mı” referandumu yapmak mıdır?

Hukuku dondurmak da kaynatmak da yanlış. Aslolan hukuku yaşatmak yargı kararlarına saygı göstermektir.

Ülkede huzur, güven, istikrar barış ancak böyle olur.

Üç haftadır türban yüzünden adeta dünyadan koptuk. Kendi cehennemimizi inşa etmekle meşgulüz. Karadeniz fıkrası gibi..

Temel’in teknesi av dönüşü kan revan içinde iskeleye yanaşmış. Jandarma “Bütün mürettebat niye öldü?” diye sorunca Temel “Define ihtilâfı; paylaşamadık kavga çıktı” demiş.

- Peki nerde bu define?

- Yok define filân uşağım. Hani meselâ demiştik!

Sonu iyi görünmeyen türban kavgası da bizim devlet gemisinin kaptanı “Velev ki” dedikten sonra başladı. Allah sonumuzu hayreylesin!

Başbakan dün hiç konuşmadı. Gözlemeye ve düşünmeye ilk kez bu kadar uzun zaman tanıması hayırlara vesile olabilir!..

DİĞER YENİ YAZILAR