Dış politikanın ülke geleceği için belirleyiciliği bazı dönemlerde artıyor. Öyle bir dönemdeyiz şimdi.
Parlak bir diplomasi birikimine sahip olduktan sonra sürdürdüğü siyasi yaşamında devlet adamlığı nitelikleri ile ve sözünü esirgemeyen kişiliği ile tanınan Kâmran İnan dünkü VATAN'da önemli tespitler ve uyarılar yaptı.
Hükümetin izlediği dış politikayla ilgili değerlendirmesi dikkate değerdir:
- AKP ne yapıyor?
- Hiçbir şey yapmıyor, staj yapıyor. Türk dış politikasının nesi varsa hepsini tahrip ediyoruz. Zaten şu anda dış politikası yok Türkiye'nin. Bilenlere de danışmıyorlar. Hükümet kendi toplumuna diplomasi yapıyor. Diplomasi yabancıya yapılır.
Kâmran İnan'a göre Türkiye'nin Suriye çıkışı büyük bir hatadır. Neden?
"Suriye benim 40 bine yakın insanımın hayatına mal olmuştur. Anayasasında Hatay'ı talep eden, Kıbrıs'ı topraklarında gören Suriye'dir."
Tedbirli olalım..
Türkiye, Kuzey Irak'taki Kürt devleti oluşumuna karşı İran ve Suriye ile birlikte muhalefet oluşturuyor. Ve bunu Amerika ile yeni gerginlikleri göze almak pahasına yapıyor.
Önümüzdeki ay Cumhurbaşkanı Sezer de Suriye'yi ziyaret edecektir.
ABD'nin Ankara'daki Büyükelçisi Edelman'ın ziyareti önlemek amacıyla sarfettiği talihsiz sözler, Türkiye'yi gerektiğinde bu ziyareti erteleme şansından yoksun bırakmıştır. Ulusal onurumuzu korumak adına Sezer Şam'a gidecektir.
Ama dikkat!. Ufukta bir tehlike var ve hazırlıklı olmak lazım:
Birleşmiş Milletler'in görevlendirdiği uzmanlar, Lübnan eski Başbakanı Hariri'ye yönelik suikastin esrarını çözmek için araştırma yapıyorlar. BM Genel Sekreteri'nin bu konudaki raporu ay sonuna kadar açıklaması bekleniyor.
Ya şüpheler gerçekleşir ve rapor Suriye gizli servisini suçlarsa ne olacak?
Acemi sürücüler
Türkiye yeni yüzyıla girilirken kilit ülke durumundaydı. Clinton "Yeni yüzyılın kaderini, Türkiye'nin kendine biçeği rol tayin edecek" diyordu.
Oysa şu andaki tablo bambaşka..
Bölge hızla değişiyor. Sancılı da olsa Irak'ta sandığa dayalı bir düzen kuruluyor. Mısır'da ilk kez birden fazla aday cumhurbaşkanı seçimine girecek. Suudi Arabistan'da ilk kez yerel yöneticilerin yarısını halk seçti. İsrail Yahudi yerleşim yerlerini boşaltırken Filistinli gruplar ateşkesi kabul etti. Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde kadınlara temsil hakkı verildi. Lübnan Suriyeli işgalcilerden kurtuluyor.
Bütün bunlar Türkiye'nin örnek gösterildiği ve başrol oyuncusu olacağı Büyük Ortadoğu Projesi ile kurulan hayallerdi.
Ama hepsi, İnan'ın dediği gibi "Türkiye'nin herkese göz kırpmaktan şaşı olduğu" bir dönemde gerçekleşiyor.
Ankara'daki stajyerler "Bu bölgede Türkiye olmadan da iyi şeyler olabiliyormuş"u ispat etmeye mi uğraşıyor?!
Nereye böyle?
Dış politikanın ülke geleceği için belirleyiciliği bazı dönemlerde artıyor. Öyle bir dönemdeyiz şimdi.
Haberin Devamı

