Nereye!

Haberin Devamı


Devlet gücünü kötüye kullanan iktidarların ihtirasları hep büyük felâketler yaratmıştır.

AKP iktidarı da aynı talihsiz maceranın yolcusu mu?

Ergenekon kapsamında dün gerçekleştirilen dramatik ev baskınları 40’a yakın gözaltı ile sonuçlandı.

Son operasyonun farkını yakın zaman öncesine kadar devletin en kritik sorumluluk mevkilerini işgal etmiş yargı, ordu ve siyaset mensuplarının yüksek oranı oluşturdu.

Eski İstanbul Belediye Başkanı Dalan’dan eski YÖK Başkanı Prof. Gürüz’e, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç’tan Prof. Yalçın Küçük’e, Eski 2. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Kemal Yavuz’dan Yargıtay Onursal Başsavcısı Kanadoğlu’na uzayan bu listenin ne zaman sonu gelecek?

Acaba kaçı AKP muhaliflerinin depolandığı Silivri’deki kampta çoğu neyle suçlandıklarını dahi bilmeden aylardır çile dolduran tutukluların kötü kaderini paylaşacak?

Tanık olduğumuz manzara muhalefet eden herkesi tasfiye etme çılgınlığına kapılmış bir despotluğun ruh halini yansıtıyor.

İnsan değirmeni...
CHP lideri Baykal dün hukukla ilgisi olmayan bir intikam operasyonu karşında olduğumuzu hatırlatarak alârm veriyor ve sorumluluğa ortak olmak istemeyen herkesi seslerini yükseltmeye çağırıyordu.

Haklıdır. Uçuruma sürüklenmiş toplumların rejim değişikliği arifesinde karşılaştıkları hukuk tecavüzleri ve komplolar bizde de sıklaşmaya başladı.

Dün Baykal, onurlu insanlara kurulan tuzağı ustalıkla deşifre etti:

Ergenekon davası, ülkenin pek çok saygın insanını sırf AKP’ye muhalefet ediyorlar diye, mafya suçları işlemiş insanlarla ilişkili hale getirerek incitmeye, gözden düşürmeye yarayan bir haysiyet değirmeni gibi kullanılıyor.

Darbeci bir örgütlenme varsa elbette aranmalı, suçluları her kimse cezalandırılmalıdır. Yargı bunu yapar.

Nitekim Danıştay cinayeti dosyasının Ergenekon davasına eklenmesi bunun ispatıdır.

Kanadoğlu tesellisi


Ama iktidar bunu istemiyor.

Ergenekon’un muhalifler üstünde sürekli sallanan bir kılıç olarak kalması için her şeyi yapıyor.

Yine de umudumuzu yitirmeyelim.

En koyu karanlık sabahın habercisidir. Bu gidişin yönünü değiştirecek olan şoku bize hukuk devletini kaybediyor olmanın şiddetli korkusu sağlayacaktır.

Dünkü gözaltılar ve özellikle de Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evinin gün boyunca arandığı haberi o şoku yaratmıştır.

Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, bu haberden etkilenerek hâkimlere ve savcılara Ergenekon bağlamında önemli bir uyarıda bulunmuştur.

“Böyle iddianame olmaz. Yargı ideolojilerin yanında olmaz” demiştir.

Yargıya “Ne yaptığınızın farkında mısınız? Aklınızı başınıza alın!” diye özetlenebilecek tarihi bir mesaj vermiştir.

Kanadoğlu’nun bütün gün evi arandıktan sonra gözaltına alınmaması, Sami Selçuk’un sesinin duyulmuş olduğunu gösteriyor!


DİĞER YENİ YAZILAR