Nereden nereye..

Gaziantep'te yıllarca belediye başkanlığı yapan Celâl Doğan, açık fikirlere sahip temiz, saygın ve sağlam bir CHP'lidir

Haberin Devamı

Gaziantep'te yıllarca belediye başkanlığı yapan Celâl Doğan, açık fikirlere sahip temiz, saygın ve sağlam bir CHP'lidir.

Doğan'in dün Radikal'de Neşe Düzel'e yaptığı açıklamalar, iç çatışmaların girdabından partiyi kurtarmak için kendini aşma fedakârlığını kabullenmiş kurultay delegelerine aklın yolunu gösteriyordu.

Celâl Doğan'a göre Deniz Baykal miadını doldurmuştur.

Bu gerçeği sadece liderin etrafındaki hipermetroplar görmüyor. Lider sultası parti içi demokrasiyi yok etmekle kalmamış, partinin sosyal demokrat kimliğini de aşındırmış, hatta saptırmıştır.

Şu fotoğrafa kim itiraz edebilir?

"Oxford mezunu da olsanız, Eyüp ilçesinde delege olamazsınız.

CHP gence, kadına, kaliteli insana kapalı. Merkezin yandaşlarına açık.."

"Parti sağcılaştı. CHP Kürt meselesinde statükocu.. Kuzey Irak'a girelim anlayışını güdüyor. CHP'nin ne Kürt ne de Kıbrıs politikaları doğru!"

"CHP'nin AB'ye karşı olduğunu söylemek mümkün değil ama mevcut yönetim ve sözcüleri bize CHP'yi böyle gösteriyor. Sevr'e götürecek anlayışın sanki bir barikatıymış gibi CHP'yi göstermeye çalışıyorlar."

"AB Türkiye'yi evrensel hukuk ve çağdaş değerler için motive ediyor. Ama CHP AB'den müzakere tarihi almak büyük başarı. Sadece bazı tuzaklarda hassas olalım' diyeceğine hükümete 'Masadan kalk gel, imza atma' diyor.."

Lozan'ı imzalayan el
Koltuk bağımlılığından üreyen hastalıklar bir yana, CHP'yi AKP karşısında tutucu bir kimliğe mahkûm etmek bile bu partideki lider ve kadro değişimi mecburiyetini kaçınılmaz kılan bir sebeptir.

CHP'deki sapmaya ışık tutan ibretli bir örneği dün Kanal D'deki açıklamaları sırasında Zülfü Livaneli verdi.

Türkiye'nin AB yolculuğunu başlatan Ankara Anlaşması'nı 1963 yılında İnönü hükümeti imzalamıştı. Bu bir rastlantı değil, Cumhuriyet devrimini yapanların çağdaşlaşma tutarlılıkları ile geleceği okuma basiretlerini kanıtlayan tarihsel bir tercihti.

Elem veren çelişki
Başbakan ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü törende, o günkü adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu'nü "beşeriyet tarihi boyunca insan zekâsının vücuda getirdiği en cesur eser" diye tanımlamıştı.

İmza attığı belgeyi de "Türkiye'yi ebediyen Avrupa'ya bağlayacak anlaşma" diye tarif etmişti.

Şu çelişkiye bakar mısınız; AB'ye "Hıristiyan Kulübü" diyen zihniyetin evrim geçiren bir kanadı parti kurup iktidar oluyor, katilim müzakereleri için tarih alıyor, İnönü'nün partisi "Masadan kalk gel, imza atma" diyen ellere düşüyor.

CHP daha ne kadar düşebilir?

DİĞER YENİ YAZILAR