Şemdinli iddianamesi, Kemal Unakıtan'ın gündemdeki egemenliğine sadece bir hafta ara verdi.
Halk yolsuzluk olaylarına daha hassas. Çünkü insanlar "ekonomideki basan" üstüne her gün nutuk dinliyor. Başbakan daha dün ne dedi?
"Üç yılda fert başına geliri bir kat artırıp 5 bin dolara çıkarttık. İki yıl sonra 10 bin dolar olacak.."
Akşam sofrada toplanan aileler kendilerine bakıyor: Gelirleri üç yılda katlanmış mı? Hayır..
Krizde sokağa atılan baba veya askerden dönen büyük ağabey işe girmiş mi? Hayır..
O zaman şuna kanaat getiriyor: Ekonomi büyüyor ama gelir adaletsiz dağılıyor.
Bizim gibi toplumlarda gelir dağılımı adaletsizliğinin önemli nedenlerinden biri yolsuzluktur. Yolsuzluk ve rüşvet adı konmamış vergi gibidir. Kitle soyulur, yoksullaşır ama bazı bürokratlarla bazı siyasetçiler ve onların himayesindeki çakallar semirir de semirir.
Amblem yumurta
Ana muhalefet CHP'nin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında üçüncü gensoruyu verme sebebi, halkın kafasındaki hayaleti ete kemiğe büründürme çabasıdır.
Beş ayda bu üçüncü gensoru. CHP Unakıtan'ın kızının Telsim Genel Müdürü ile görüşmesini, likit yumurtaya uygulanan KDV indirimini ve lojman giderlerini devlete ödetmesini tekrar meclise getirdi.
Görüşme yarın yapılacak ve geçmişteki iki tecrübe tekrarlanacak. Yani AKP'nin ezici çoğunluğu gensorunun gündeme alınmasını reddedecek.
CHP bunu bile bile niye üstüne gidiyor?
Maliye Bakanı'nın yaptıklarından rahatsızlık duyan AKP'li milletvekillerinin tepkilerini gizlemekte zorluk çekmesi ve bazılarının patlaması küçük kazançlardır. Ama AKP anıldığı zaman halkın aklına hemen Kemal Unakıtan'ın gelmesini sağlamak CHP için önemli bir siyasi kazançtır.
Hedefleri budur. Çünkü bu propaganda AKP'nin ampul olan amblemini yavaş yavaş yumurtaya çevirecektir. Yumurtadan artık civciv mi çıkar, kuş mu çıkar; onu Allah bilir!
Demokratik değil
Kızılcahamam kampında Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında Kemal Unakıtan'ı korumaya ayırdığı bölümde söyledikleri CHP'nin ekmeğine yağ sürmüştür. Ne diyor?
"Seyir halinde olduğumuzu unutmayın. Yolculukta hatalar, talihsiz anlar, tökezleyenler olabilir. Görevimiz tökezleyen arkadaşlarımıza omuz vermektir."
Hayır efendim; bu anlayış ancak suç örgütünde geçerli olabilir, devlet idaresinde, hizmet amaçlı takım oyununda olmaz.
Demokratik bir hükümette "hata yapan, talihsiz anlar yaşayan ve tökezleyen arkadaşlar" olursa bunlar hemen değiştirilir.
Hesaba çekecek yüreklilik yoksa "dinlendiriyoruz" gerekçesiyle iktidar bu yükten kurtarılır.
Eğer Başbakan, kişisel ve duygusal borcu nedeniyle tersini yapıyorsa mutlaka bir bedeli olacaktır. Tökezleyene omuz verme kararını demokratik bir lider veremez, sultan verebilir.
AKP bedel ödemeye başlamıştır bile!
Nerede kalmıştık!
Şemdinli iddianamesi, Kemal Unakıtan'ın gündemdeki egemenliğine sadece bir hafta ara verdi...
Haberin Devamı

