AKP Milletvekili Turhan Çömez dünkü grup toplantısında parti yönetimine zehir gibi eleştiriler yöneltti.
Partizanlık ve yolsuzluk konularında örnekler veren ve meclis grubunu kendine mecbur hisseden hükümet etme anlayışını yerden yere vuran Turhan Çömez "Bölücübaşı cezaevinden tartışmalara katılıyor, ben katılamıyorum dedi.
Çömez'in çıkışını ciddiye mi almalıyız yoksa Başbakan'ın yokluğu nedeniyle doğmuş otorite boşluğunun kısa ömürlü sonuçlarından biri mi saymalıyız?
Hüküm vermek için erken ama iyi bir hekim olan Çömez'in kendini gösterme fırsatı bulduğu zeminleri iyi kullandığı izleniyor.
Bu ustalığı dün de tekrarladı. Sert eleştirilerine, liderin gözüne girmek için pusuda bekleyen milletvekillerinden itiraz ve sataşma almadığı gibi alkış toplamıştır.
Yani ortada "Kediler gitti, meydan farelere kaldı" diye alaya alınacak bir durum yoktur. Çünkü Turhan Çömez, milletvekilleri arasında yaygınlık taşıyan rahatsızlıklara sözcülük yapmıştır.
Halkın gözüne bakmak
AKP'li milletvekilleri seçim bölgelerinde eskisi kadar rahat dolaşamıyor. Başbakan TV'lerden vatandaşlara sürekli "iyi haberler" veriyor ama halkın tepkilerini kentte, köyde milletvekilleri dinliyor.
İşsizlik, geçim sıkıntısı, durgunluk, belediyelerin hizmet üretmemesi, arkası kesilmeyen yolsuzluk söylentileri, bunlar yetmiyor gibi irticaya ve bölücülüğe hoşgörülü beyanların yarattığı tepkiler ve cevaplanması gün geçtikçe zorlayan ahiret soruları..
Balıkesir Milletvekili Çömez'in konuşması sadece hesap sormuyor, asıl parti içi demokrasi talep ediyor.
Tayyip Erdoğan, başına buyruk standart bir lider olarak bugüne kadar gelebildi. Fakat şartlar belli ki onu milletvekillerinin aydınlanma ve katilim talepleri karşısında yeni bir tavır belirlemek zorunda bırakacak.
Baykal'ı örnek alır mı?
Çömez'in ortaya attığı kayırma ve yolsuzluk iddiaları konusunda parti grubunu aydınlatıp aydınlatmamak AKP liderinin kendi bileceği iştir.
Ama görevini kötüye kullanan bakanlar kimlerdir, değerli taş ithalinde gümrüğü sıfırlayan karar sayesinde yükünü tutup doğalgaz ihalelerini alacak güce kim, kimlerin sayesinde ulaşmıştır; iktidar bunların hesabını halka vermek zorundadır.
Başbakan, bu uzun geziye zaten içi çok rahat çıkmadı. Eleştirdik diye bize bile attı tuttu ama on gün ülkeden uzak kalmayı içine sindiremediği belliydi.
Hatırlarsanız, Avustralya ve Yeni Zelanda başbakanlarını kastederek "Bunların yoğun ısrarlı davetleri üzerine bu ziyareti gerçekleştiriyoruz" dedikten sonra uçağa bindi.
Ama Çömez'in çıkışını mesele yapıp gezisini kendine zehir etmesin. Düşünmek için önünde çok zaman var.
Deniz Baykal gibi eleştirenin kafasını mı koparır, yoksa bu itiraz sesinden özeleştirinin kazanımlarını mı üretmeye çalışır?
Başbakan'ın dönüşünü beklemeye değer bir merak..
Neler oluyor?
AKP Milletvekili Turhan Çömez dünkü grup toplantısında parti yönetimine zehir gibi eleştiriler yöneltti
Haberin Devamı

