Bugünkü manşetimizi gördüğünüzde bir çoğunuz “Neden şimdi?” diye sormuş olabilirsiniz..
Çünkü Deniz Kuvvetleri’nde bir cuntanın hazırladığı öne sürülen gayrimüslim vatandaşlara yönelik suikastler içeren korkunç planın Taraf Gazetesi’nde yayınlandığı günün üstünden bir hafta zaman geçti.
Meslek ahlâkımız bu habere niçin mesafeli durduğumuzu okurlarımıza açık açık anlatma sorumluluğu yüklüyor.
VATAN’da gündemin tartışıldığı masa özgür bir platformdur. Burada gazetenin kurumsal aklı ve vicdanı oluşur.
19 Kasım’da Taraf Gazetesi Poyrazköy’ün izini süren Ergenekon savcılarının “Kafes Eylem Planı”nı deşifre ettiğini duyurduğunda habere ihtiyatla yaklaşmak, bize sorumlu gazeteciliğin gereği göründü.
Çünkü Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan’ın bile yazdığı gibi “normal bir insanının zihninin alabileceği işler değildi planladıkları” şeyler.
Delirmişler mi?
Ahmet Altan “Planı okuduğumda ‘delirmişler mi bunlar’ diye düşündüm; sanırım siz de böyle düşüneceksiniz” diyordu.
Ertesi gün Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklama önemli bir kurumu suçlamamak ve binlerce vatandaşa tetiğin ucunda oldukları hissini vermemekle doğru bir tercih yaptığımızı bize düşündürdü.
Çünkü Erdoğan habere tepki gösteriyor ve “Bir gazetede kampanya var. Bu kampanyalar tabii ki bu kurumlarımızı zedeliyor yıpratıyor, tahrip ediyor tahrik ediyor” diyordu.
Başbakan yargı sürecine girmiş olayların abartılı şekilde üstüne üstüne giden çevrelerin gerilimi teşvik ettiğinden şikâyet ediyordu.
Genelkurmay da tepkisini Başbakan’ın açıklamasına gönderme yaparak belirtirken haberi veren gazete hakkında suç duyurusu yapıldığını bildirdi.
Ama dün hepsinden daha önemli bir gelişme oldu:
Yargının kararı
Haberin ayrıntısını okuduğunuzda sizin de dudaklarınızı uçuklatacak korkunçlukta komplolar ve saldırılar kurgulayan planın gerçek olup olmadığını, bunun TSK’yı karalamaya yönelik bir tertibe hizmet edip etmediğini değerlendirmek takdir hakkımızın sınırlarından çıkmıştır.
Çünkü yargı, soruşturma kapsamında iki albay ile bir yarbay hakkında tutuklama kararı vermiştir.
Tutuklama kararları, iddianın yargı katında soruşturulmaya değer görüldüğünü, bizim de aşırı ihtiyatlılık yüzünden takdir hatası yaptığımızı ortaya koyuyor.
Ben de dün yaptığımız bu özeleştiriyi okurlarımıza duyuruyorum.
TSK içinde oluştuğu iddia edilen hukuk dışı grupların tasfiyesini hedef alan yargı sürecini, sorumlu gazeteciliğin dikkatiyle ve daha aktif biçimde izlemeye devam edeceğiz.
Neden şimdi?
Haberin Devamı

