Neden hayır?

Haberin Devamı

Aşağıdaki değerlendirme bir VATAN okuruna ait. Altına imzamı atıyorum.

Çünkü sadece vatandaşın hissiyatını yansıtmakla kalmıyor, gerçeği ararken ne kadar akılcı davrandığını da gösteriyor:

“Devletin ve rejimin bu kadar korumasız olduğunu bilmiyordum. İktidar partisi yasalara ve tüm tepkilere rağmen istediği her şeyi yapabiliyor. Yani yargı bugün bunları yapabiliyorsa referandumdan bir de EVET çıkarsa neler yapabileceğini siz hesap edin!”

Önce olaylara bakalım...

AKP’nin yargıyı zaptetme gayesi ile meclisten tek başına geçirdiği anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulması için 12 Eylül tarihi seçiliyor.

Paralelinde askere husumet güden ve darbe korkularını tahrik eden bir propaganda taktiği benimseniyor.

Özel yetkili mahkemenin benzeri görülmemiş kitlesel tutuklama kararı ile propaganda döneminin perdesi açılıyor.

Bu karar, komuta hiyerarşisini belirleyecek Yüksek Askeri Şura arifesinde veriliyor, çok sayıda generalin önü kesiliyor.


Tutuklama cezası!

Altı ay sonra başlayacak yargılamayı tutuklu olarak cezaevinde beklemeye “mahkûm” edilen komutanların arasında Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütüyle savaşanlar da var.

Bütün bunların bir tesadüfler zinciri olduğuna halkı inandıramazsınız. Toplum vicdanının uyanacağı ve “Bu kadar da olmaz” diyeceği gün mutlaka gelecektir.

Yedi yıl önce gerçekleşmiş bir seminerden kaynaklanan iddialar dava konusu olmuş, özel yetkili ağır ceza mahkemesi, aralarında 25 muvazzaf generalin de bulunduğu 102 asker için yakalama emri çıkarmıştır.

Niçin tutuklama?

Yedi yıldır bekleyen delilleri şimdi mi karartacaklar? Aralarında üçüncü kez tutuklananlar var, şimdi mi kaçmaya kalkacaklar?

İktidar sözcüleri bile askerlere reva görülen bu muamelenin adaletle ilgisi olmadığını itiraf etmek zorunda kalıyorlar.

Kimse bu olan bitenden iktidarın sorumlu tutulamayacağını söylemesin.

Tutuklama tedbirinin, evrensel çerçevesini aşarak bizde ceza uygulamasına dönüştüğünü herkes görüyor fakat askerleri mağdur eden bu uygulamadan iktidar hiçbir zaman şikâyetçi olmuyor.



Mağdurlar değişti

Askerlere yönelik son yığınsal tutuklama dalgası, internete yansıyan tepkilerden anlaşılacağı gibi kamu vicdanında tepkiler doğurmuştur.

Referandumda HAYIR demek için bir değil iki sebep vardır şimdi:

1. İktidarın darbe ve asker takıntısı Silâhlı Kuvvetler’i mağdur etmekte, terörle savaşa zarar vermektedir.

2. Özel yetkili mahkemelerin uygulamalarından iktidarın şikâyetçi görünmemesi, referandumu kazanırsa bütün mahkemeleri özel yetkili mahkemelere dönüştürmeye çalışacağı şüphesini uyandırmaktadır.

Herhalde referandum gününe kadar birileri “Uyan Türkiye” diye bağıra bağıra halka tehlikeleri gösterecektir.

Vicdanlar “Terörle savaşan bir orduyla bu kadar da uğraşılmaz” diye ayağa kalkacaktır.

Ta en baştan beri mağduriyetin kaymağını yiyen AKP’nin sonu da adaletsiz davranarak yarattığı mağdurların elinden olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR