Ne uykusu bu böyle?

Haberin Devamı

Galiba en doğru teşhisi İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih Hilmioğlu koydu.

Bir kaç bin öğrenciyi ilgilendiren türbanı iktidarın bütün üniversitelerin meselesi haline getirdiğini belirten Prof. Hilmioğlu şöyle diyor:

“Şu anda türbandan dolayı karışmış bir üniversite var mı? Yok.. Ama siz bu konuyu gündeme getirdiğiniz zaman kamplaşmalar olacaktır. On yıl önce türban serbest iken üniversitelerde ciddi kamplaşmalar meydana gelmiştir. Yüksek yargının kararlarını görmezden gelerek iki partinin yarışa girip üniversiteleri kaosa sokmaları anlaşılır şey değil..”

Başka bir doğru teşhis de MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş’tan:

İsteseler kurtarırlar...

“Dar gelirli ailelerin kızları da başlarını açma eğiliminde. Üniversitede kız öğrencilere yurt imkânı sağlanıp burs verilirse türban marjinal kalır. Ekonomik yönden özgür olsalar, Türkiye türban yükünü taşımaktan kurtulur.”

Durmuş çözüm önerirken sorunun kökündeki hastalığı da önümüze koyuyor.

Türban, laik rejimin kuyusunu kazmaya çalışan, para harcayan dinci örgütlerin bayrağıdır ve muhtaç kız öğrenciler bu örgütlerin hedef kitlesidir. Cemaatlerin, tarikatların yaptığını devlet yapamaz mı?

Devlet fakir ailelerin kızlarını dinci örgütlerin türban şartına dayalı yardımlarına muhtaç olmaktan kurtaramaz mı?

Yılda 2 milyon aileye 1.5 milyon ton kömür dağıtabilen iktidar istese kızları türban istismarından koruyacak kaynağı elbette bulabilir. Ama istemezler.

Çaresiz kızlar

Çünkü Başbakan’ın dediği gibi türban nasıl dinsel ve siyasal simge ise türbanlı kızlar da İslâmi kuralların düzenlediği yeni yaşama biçimine ilerlemenin dinamiğidir.

Türkiye’nin sorunu aydınlarıdır.

Ben de pişmanlık gösteren günahkârlara kredi açarken cömert davranılmasını isterim. Ama AKP iktidarı çok takıye yaptığı ve desteğinden yararlandığı aydınları kandırdığı halde halâ terkedilmiyor. Niye acaba?

Başbakan, Cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşma arayacağını söylemişken MHP’nin desteğini alınca sözünü unuttu. MHP yardımını, türbanı Çankaya’ya çıkarmak amacında kullandı.

Şimdi aynı şey türban için.

Yine MHP desteği ve bu gücü yine oldu-bitti yaratmak amacıyla kullanmaktan çekinmeyen bir ihtiras...

İktidara destek ve cesaret veren aydınlar için uyanma vakti geldi, geçiyor.

Eğer yanılgılarını itiraf etmek onları korkutuyorsa korkmasınlar. Çünkü bencillikleri sadece yüklendikleri vebali arttıracaktır. Kurtuluşun maliyeti çok ağırlaşacaktır.

Yargıtay eski Başsavcısı Kanadoğlu “Bu gidiş, dinci dikta rejimine gidiştir” dedi.

Türkiye görüntüsünün Çankaya’dan başlayıp aşağı doğru hızla değiştiğini görmüyorlar mı?

“Durun bakalım ne olacak” dışında bir önermeleri yok mu?

Ayıptır, olmalı!

DİĞER YENİ YAZILAR