Ne işe yararsınız?

Haberin Devamı



Her şerden bir hayır çıkabileceği sözünün bir
kez daha ispatlandığını düşünebilir miyiz?
Bir gün önce, yolsuzluk haberlerini veren medyayı boykot etmeleri için taraftarlarına çağrıda bulunan Başbakanı karşılaştığı devasa reaksiyon uyandırdı ve utandırdı galiba...
Çünkü CHP ve MHP çok sert tepkiler verirken Başbakan’a güvenen insanları dahi korkutacak bir siyasi portreyi kamuoyunun önüne koydular.
CHP lideri Baykal’a göre boykot çağrısı yoluyla başvurulan medya sansürü sadece Başbakan’ın ruh halini değil, siyasi felsefesini ve temel değerlerini de ortaya koyuyordu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’a göre ise Başbakan dikta hevesine kapılmıştır Milli Görüş gömleğini çıkarıp kara gömleğini giymiştir!
Başbakan’ın boykot çağrısı nihayet yandaş medyanın bile onuruna dokunmuş, tarihe kayıt düşme amaçlı dahi olsa oradan bile itirazlar gelmiştir.
Okurun çektiği resim
Başbakan’ın kapıldığı hiddet ve hele hele devlet gücünü kişisel hınç tatminleri yolunda kullanma hevesi şerdir, özgürlük ve adalet arayan bir toplum için en tehlikeli kötülüktür.
Belki de son zamanlarda ilk kez büyük bir çoğunluk takım taraftarı körlüğünden kurtulup tehlikeyi görmüş, bunu en açık şekilde toplumla paylaşmıştır.
Başbakan’ın medya danışmanları sadece dün bu sütuna gelen okur mesajlarını değerlendirse, girilen yolun çıkmaz olduğunu anlayıp “acil uyarı” düğmesine basarlardı.
Kim bilir belki bunu yapmışlardır.
Çünkü okurların çoğu Başbakan’ın hâlâ yıllar önce “Demokrasi araçtır” dediği noktada olduğunu, gömlek filân değiştirmediğini, takıye yapmaya devam ettiğini söylüyor.
Belli ki halkın önemli bir kesimi Başbakan’ı değişmeye özendirmek için medyanın temennilerini gerçekmiş gibi gösterdiğini düşünüyor.
Asıl gerçek maalesef şu ki Erdoğan RP İl Başkanı iken neyse yine odur.
Tek fark, kendisinin, ailesinin ve çevresinin, hesabı kolay verilemeyecek kadar zengin olmasıdır!
Lokomotifler stop!
Evet, tüm bu tepkiler işe yaramış, şerrin ürettiği hayrı önümüze koymuştur.
Bunun bir sonucu olarak da Başbakan dün katıldığı parti kongresinde yine uzun bir konuşma yaptığı halde konuya girmemiş, çağrısında israr etmemiş, boykotun adını bile anmamıştır.
Ama bu hayrı üreten güçler, kamuoyu, medya ve siyasettir. Uyanışın lokomotifi olması gereken Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı ne yazık ki, kurumlarının ağırlığını bu meselede doğru tarafa koyamamışlardır.
Gerek Abdullah Gül, gerekse Toptan “medyaya boykot çağrısı” konusundaki görüşlerini soran gazetecilere aynı anlayışla cevap vermişlerdir:
“Siyasi tartışmaya girmem doğru olmaz!”
Basın özgürlüğüne yöneltilmiş bir tehdit karşısında duraksamadan taraf olmuyor, bu durumu uzak durulması gereken bir siyasi tartışma diye algılıyorsanız siz zaten bitmişsiniz!
O makamlarda oturarak neyi bekliyor, neyi savunuyor ve ne işe yarıyorsunuz diye sorarlar adama.
Koltukları korumak marifet değildir.
Marifet ve fazilet, onların hakkını vermektir!

DİĞER YENİ YAZILAR