Ne demek bu?

Haberin Devamı

Türkiye bundan böyle referandum kültürüne alışmalıdır...

Başbakan ne demek istedi?

Konuşmasının kafaları karıştıran bölümü tam şöyle:

“Türkiye bundan böyle referandum kültürüne de alışmalıdır. Bu ülkede öyle konular gündeme gelecek ki, artık bu konuları sahibine götüreceğiz. Sahibi kim? Millettir. Millete götüreceğiz ve millet çözecek. Buna da Türkiye’nin alışması lâzım!”

Sistem anayasa değişikliklerinin referanduma sunulmasına izin veriyor ama onun dışında kanunların halk oyu ile yürürlüğe sokulmasına olanak tanımıyor.

İktidarın sipariş ettiği yeni anayasa taslağında da “referandum kültürü” oluşturulmasını gözeten bir anlayış değişikliği fark edilmiyor.

Başbakan’ın bu gerçekleri bilmemesi düşünülemeyeceği için sözleri tedirginlik yaratmıştır.

Acaba Erdoğan, tartışmalı hedeflerini meşrulaştırmak amacıyla referandum silâhını mı kullanacak?

Maziden gelen ses

Üstünden tam 13 yıl geçti ama Tayyip Erdoğan’ın RP’nin Ümraniye’deki bir toplantısında sarfettiği şu sözler unutulmamıştır:

“Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, laiklik elden gidiyor... Bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu! Önüne geçemezsin ki. Yani zorla bu milletin elini tutmaya gücün yetmez. Millete rağmen bu yürümez zaten.”

Evet, bu köprülerin altından çok sular geçti. Erdoğan da, yol arkadaşları da değiştiler. Artık laikliği tehlikeye sokacak bir rüzgârın kendilerini de bulundukları yerlerde tutmayacağını biliyorlardır.

Eskiden rejime karşıydılar, o yüzden Milli Görüş partileri defalarca kapandı. Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını söylediler, şimdi iktidardalar ve rejimin güvenliği onların da sigortasıdır.

Rejimin laik karakterini değiştirmek bir yana öneride bile bulunamazlar. Ama laikliğin tarifini değiştirmeye bağlı olarak ulaşacaklarını düşündükleri hedefler var; türban gibi, imam hatipler ve Kur’an kursları gibi...

Acaba bu niyetleri eyleme dönüştürmek konusunda Başbakan toplumun nabzını ölçmek mi istedi?

Dine halkoyu olmaz

Partisinin üst yöneticileri bile dün Başbakan’ın niyet veya hedefi konusunda bir tahminde bulunamadılar.

Fakat VATAN muhabirlerinin danıştığı otoriteler göze alınacak zorlamaların sakıncalarını ortaya koymuşlardır.

Din konuları ile ilgili meseleleri referandum konusu yapmak demokrasiye karşı işlenmiş suç olduğu kadar dinen de günah olmalıdır. Çünkü istismarcılar mutlaka saptıracaklardır.

Humeyni devriminden sonra İran’da “İslâm Cumhuriyeti’ni istiyor musunuz?” diye halka sordular.

Propaganda sırasında soruyu “İslâm’a evet mi, hayır mı?” diye değiştirdiler.

Tabii ki sandıktan ezici bir “evet” çıktı ve İran bir karanlıktan başka bir karanlığa yuvarlandı.

Başbakan ne demek istediğini açıklasın!

DİĞER YENİ YAZILAR