Siz yokken evinize giren kimseler olduysa dua edin ki hırsız olsun!
Çünkü hırsız en çok malınıza el uzatır. Yeni tehdit, haysiyetinizin, mahremiyetinizin tacize, tecavüze uğramasıdır.
Gizli kamera, herhalde sadece Türkiye’de bu kadar kolaylıkla meskene sokuluyordur.
Ülkemizi “dünyanın en ahlâksız demokrasisi” şöhretine lâyık kılan seks kasetleri Türkiye’de siyasetin geleceğini düzenliyor;
Ne kadar utanç verici, dehşet verici!
MHP’nin on yöneticisini şantajla tasfiye eden gizli kamera komplosu ciddiye alınması gereken bir haydutluktur.
Çünkü ilk bilgiler gösteriyor ki karşımızda gizli servislerin uzman desteğini almış profesyonel bir organizasyon var.
Avlarının adreslerini belirlemişler, ev ve işyerlerinin boş olduğu saatleri kollamışlar girip kameraları yerleştirmişler, bekleyip kayıtları almışlar, işlerini gördükten sonra tekrar girerek kameraları, kabloları toplayıp götürmüşler.
İz bırakmamışlar..
Ankara’daki arkadaşımız Deniz Güçer dün bilişim teknolojileri üstüne uzman olan CHP Milletvekili Tacidar Seyhan ile görüştü.
Tacidar Seyhan, tedbir olarak ev ve bürolarını kontrol ettirmek isteyen çok sayıda parlamenter arkadaşına yardımcı olduğunu belirterek şunları söylemiş:
“Yirmi milletvekilinin ev veya iş yerinde gizli kamera buldum!”
Seyhan’ın anlattığına göre gözetlenen milletvekilleri arasında CHP’li olmayanlar da var. Durumu öğrenen pek çoğu da sırada..
Türkiye’nin siyasetini düzenlemek isteyen organizasyonun elinde çok malzeme bulunduğu anlaşılıyor.
Kim ne zaman hedef alınacak, Allah bilir.
Şantajcılar tarafından yönetilmek istemiyorsak, bu aşağılık tuzağı, işimize yarayıp yaramadığına bakmaksızın lânetlemek zorundayız.
Yargı harekete geçti ama bu profesyonelleri yakalamak kolay değildir. Birkaç maşa yakalansa bile oyunu kuran odak, karanlıkta kalmayı başaracaktır.
Gizli kameraları istenen yere koymaya hazır küçük adamlar da her zaman kolaylıkla bulunacaktır.
Savcılar tabii ki suçluları arasın, polis ve MİT Türkiye’nin bu kadar kolaylıkla av sahası olarak kullanılmasına razı olmasın, Türkiye onurunu koruduğunu dünyaya göstersin; bunlara diyeceğimiz yok.
Ama asıl mücadeleyi kendi nefsimizde yaparak kazanabiliriz.
Şantajcıyı yenmenin ilk koşulu, ona istediği kelleyi vermemektir.
Cumhurbaşkanı Gül bu tür şantajların hem çirkin hem çok tehlikeli olduğunu belirterek şunları dedi:
“Bugün buna olur, yarın başkasına olur. Gayet ilkeli durmak, hiç prim vermemek gerekir!”
Güzel söylemiş ama biraz geç.
Keşke MHP’nin mağdur avantajından yararlanmaya başladığını görmeden duyabilseydik bu yararlı görüşlerini...
Kız anneleri korktu
Beyni çağın aydınlığı ile pırıl pırıl, yüreği Atatürk devrimlerine inancın gücü ile onurlanmış annelerden mesajlar aldım.
Konu AKP’li belediyeleri gezerek imam nikâhlı yaşam ve dört eşlilik üstüne sözüm ona danışmanlık, gerçekte propagandistlik yapan Sibel Üresin..
Cumhuriyet Türkiye’sinde yaşamanın onuruna lâyık insanların, özellikle de kız annelerinin gücüne gitmiştir Üresin’in sözleri.
Çocukları adına endişeye sürüklemiştir.
Çünkü iktidar sözcülerinden hiçbiri bu aptalca, çağ dışı kılavuzluğa hak ettiği cevabı vermemiştir.
İnsanlar haklı olarak korkuyla soruyorlar:
Kızımın geleceğini, bu zihniyetin yapacağı Anayasa mı belirleyecek?
Nasıl yeneriz?
Haberin Devamı

