Bugün “Dünya Günü”.. Yılın 364 günü kötülük yaptığımız gezegenimize bir gün için bile olsa iyilik edemez miyiz?
VATAN’ın dünkü haber toplantısında bu soru ortaya atılınca herkesin aklına hemen Bodrum’un Güllük Körfezi’nde denizi dolduran şirketin cüretkâr tecavüzü geldi.
Bu şirket Orman Bakanlığı’ndan 49 yıl için kiraladığı denize sıfır orman arazinde turistik tesis inşa edecek. Ama devlete şöyle bir taahhüdü var:
Hafriyattan çıkan toprak asla denize dökülmeyecek.
Çünkü burası çok özel bir doğa köşesidir. Devlet ve millet olarak dahi sahiplik iddiasında bulunmamalı, insanlığın ortak mirası diye bakmalıyız buraya.
Ama bu cenneti kiralayan şirkete 85 dönüm arazi yetmemiş ki denizden 40 metre genişliğinde ve 1200 metre uzunluğunda bir yer doldurdular.
Biz Orman Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, kaymakam, belediye başkanı, çevreciler, doğaseverler nerede, bu tecavüzü durduran biri çıkmayacak mı diye bakarken ne görelim?
MNG Holding’e bağlı Günal Turizm ve İnşaat Şirketi’ne “turizme katkı madalyası” verdiler.
Başka toplumlar “Dünya Günü”nde ağaç dikecek ve çevre temizleme aktiviteleri yapacaklar. Biz ise otel yapmak için ağaç keserek ormandan yer açıyor, çevreyi temizlemek yerine cennet benzeri bir körfezi doldurarak ekolojik dengeyi katlediyoruz.
Bir toplum, kendisine bahşedilmiş müstesna hazinelere karşı nasıl bu kadar nankör ve hoyrat olabilir?
Devlet Güllük’teki tecavüzü, iş işten geçtikten sonra durdurdu. Şimdi cinayeti işleyenler Ankara’dan işlerini bitirmeye çalışıyorlar. Sonra bıraktıkları yerden devam edecekler Güllük’ün ırzına geçmeye...
Üç gün sonra yasal süre bitiyor, izin alamazlarsa ne olacak?
Biz söyleyelim:
VATAN’daki yayının unutulması için bekleyecekler, sonra yine devam!
Çünkü bu güzelliklerin çocuklarımıza borçlu olduğumuz kutsal emanetler olduğuna inanan dirayetli bir hükümetimiz, yöneticilerimiz olsa “Sen bizimle alay mı ediyorsun?” diye kovarlardı izin için kapılarını çalan şirketin adamlarını.
Bu zihniyete böyle bir hazine emanet edilmez diyerek de araziyi geri alırlardı.
Siyasetçi, yönetici, yatırımcı... Kimse dünyayı düşünmüyor, bunların çoğu dünyalık peşinde!
Yalancı kim?
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki olay şu anda yarım aydınlıkta duruyor.
Meclis Başkanı Puig, ilk gün NTV’ye parti kapatma davasına tepki gösterilmesi talebinin AKP’li milletvekillerinden geldiğini söylemişti ama, sonra rezaleti örtme çabaları Başkan’ı susturmuştu.
O arada heyetin AKP’li başkanı Çavuşoğlu, iddiayı çok kuvvetli olmayan ifadelerle de olsa yalanlamıştı.
Ama Türk heyetinin MHP’li üyesi Tuğrul Türkeş dün bir basın toplantısı yaparak AKPM Başkanı Puig’in, kendisinden randevu alarak görüşen Türk parlamenterlere gerçeği anlattığını söyledi.
Puig AKP’lilerin “tepki gösterin” talebine, Konsey’in 3 Nisan’daki Saint Petersburg toplantısında muhatap olduğunu açıklamak zorunda kalmış..
Türkeş dün “Avrupa’dan kendi ülkesindeki yargı aleyhine baskı dilenen bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi.
Tuğrul Türkeş dünkü açıklaması ile bir risk almış bulunuyor.
Puig eğer “Ben böyle bir şey söylemedim” derse Türkeş yanar.
Demezse AKP okkanın altına gider.
Kim doğru, kim yanlış; iki gün içinde anlarız!
Nankörüz!
Haberin Devamı

