Namus yemini

Milletvekili andı uzun ve karmaşıktır ama beğenirim. Çünkü namusu ve şerefi olan adamı dört dörtlük bağlar

Haberin Devamı

Milletvekili andı uzun ve karmaşıktır ama beğenirim. Çünkü namusu ve şerefi olan adamı dört dörtlük bağlar.

Siirt'ten milletvekili seçilerek AKP iktidarının kaptan köprüsüne geçmeye hak kazanan Tayyip Erdoğan dün meclis kürsüsünden ".. demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağına., namusu ve şerefi üzerine" and içti.

O an, Erdoğan'ın hapis cezalarını ve sayısız hukuki engelleri birer birer aşarak ulaştığı başarının doruğu idi.

Dün üç milletvekilinin ard arda yemin ermesi gerekiyordu ama program, Erdoğan'ın "tek adam" gösterisine imkân tanıyacak biçimde tertiplendi.

Niye böyle bir tertibe gerek görüldü?

Pazar günkü Ankara derbisinde Gençlerbirliği Başkanı Cavcav, tezahüratına kızdığı rakip tribünlere kol göstermişti.

Erdoğan da aynı şeyi, düne kadar önünü tıkayanlara mı yapmış oluyordu?

Eminiz o böyle bir şey düşünmemiştir.

Ama düşünen yandaşları varsa bilmeliler ki ortada mağlup yoktur. Erdoğan'la beraber demokrasi de kazanmıştır.

Dokuz yıl önce ne demişti Erdoğan? "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor.. Millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu!"

Şimdi "Şeriatçı mısınız?" diye soranlara "Hiç olmadım.. Bugün hiç değilim" diyor.

Erdoğan'ın, eski defterlerin açılmasına ihtiyaç yaratmayacak yeni çizgisinde ilerlemesini diliyoruz.

Yeminine sadık kaldığı ve ülkeye hizmette başarılı olduğu sürece millet ve sistem onu başının üstünde taşıyacaktır.


Ben yapamadım, sen yap..
Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan'ın önünü açacak bir devir teslim ortamı yarattı dünkü konuşması ile..

"Irak'ta irademiz dışında bir savaş olursa bizim bu işin dışında kalmamız ulusal çıkarlarımız açısından söz konusu olmayacaktır" dedi.

Daha önemlisi mecliste ikinci bir yenilgi ihtimaline karşı daha tedbirli olacaklarının sinyalini verdi:

"Türkiye'nin çıkarları eğer grup kararı almayı gerektiriyorsa grup kararı da alınır.."

Şimdi cevabı aranan soru şudur:

Tezkereyi meclise sevketmek için hükümet BM Güvenlik Konseyi kararını bekleyecek mi?

Bizce bu gerekli değil.

Hatta buradan çıkacak ters bir karara rağmen Amerika savaşı başlatırsa bizi daha zor bir duruma sokabilir.

Türkiye savaş ilân etmiyor, istemediği bir savaşın başlaması ihtimaline karşı tedbir alıyor.

Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını korumak için başka bir iradenin müsaadesine ihtiyacı olamaz!

DİĞER YENİ YAZILAR