Türban için AKP ile MHP arasında kurulan işbirliği “demokrasinin zaferi” imiş...
Eski Meclis Başkanı Arınç öyle diyor.
Demokrasiyi taçlandıran bir başarının ön şartı hukuka ve iyi niyete dayanmasıdır. Oysa iki partinin işbirliği, rejimin laik niteliğine zarar verecek ve Anayasa ihlâli doğuracak bir sonuca hizmet edeceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Bu endişe haklı mıdır, değil midir; ancak meclisten geçtikten sonra iptal talebiyle açılacak olan dava Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlandığı zaman anlayacağız.
Peki samimiyet şartı için bugünden bir şey söyleyebilir miyiz?
Evet, onun için beklemeye gerek yok.
Türban koalisyonunun MHP kanadı, bu işteki samimiyetsizliği itiraf etti. Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay, Milli Görüş partilerinin türbanı 1970’lerden beri siyasi olarak istismar ettiklerini ve avantaj sağladıklarını, bu haksız rekabeti ortadan kaldırmaya karar verdiklerini açıkladı:
“Ne yaptığımızı biliyoruz. Bedelini de ödemeye hazırız, hasadını da yapacağız!”
Yani demek istedi ki “Sistem din istismarını önleyemediğine göre, o zaman biz de bu ballı mamayı tek başına AKP’ye yedirmeyiz, payımızı isteriz!”
Bir kapıda üç dilenci
Din üstünden siyaset cambazlığı meşrulaştırılırsa, kendisini Anayasa’ya sadakat yemini ile bağlı görmeyen bütün partiler işte böyle sıraya gireceklerdir. Nitekim DTP Milletvekili Aysel Tuğluk açıkladı:
“Bizim de oyumuz Evet!”
Anlayacağınız “türban kapısı”nda şu an iki değil üç dilenci bulunuyor!
PKK’nın siyasi uzantısı olan DTP’nin açıkladığı bu tercih bile, AKP ve MHP içinde var olması gereken sağduyu sahibi ve bağımsız ruhlu milletvekillerini “Acaba biz farkında olmadan kötü emellere mi hizmet ediyoruz?” diye muhasebe yapmaya sevk etmelidir.
Laik cumhuriyete sadakat yemini eden milletvekilleri tarihî vebal taşıyorlar çünkü.
“Yanlış bir iş yapsak bile Anayasa Mahkemesi’nden geri döner” diye kimse kendini kandırmasın.
On namuslu adam
Dün Star’daki “Her Açıdan” adlı tartışma programında Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, bu sütunda daha önce dikkat çekilen bir tehlikeyi yeniden gündeme getirdi.
Evet, meclisten geçtiği takdirde türban düzenlemelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaktır. Ve büyük bir ihtimalle mahkeme önce yürütmeyi durdurma, sonra da iptal kararı verecektir.
Dürüstlük mahkemeyi de beklemektir ama iktidar mahkemeyi beklemeyecek, doğacak olan birkaç günlük boşluğu türban oldu bittisi yaratmak amacıyla kullanacaktır. Üniversiteleri altüst etmek ve daha büyük mağduriyetler yaratmak pahasına...
Anayasa darbesine alet olmaktan kaç milletvekili korkuyor ve bu vebale karşı kaçı namuslarını koruyacak güvenceleri elde etti?
Bu hassasiyeti gösteren on milletvekili çıksa bütün meclisin namusunu kurtarır!
Namus yemini
Haberin Devamı

