Namus borcu!

Hani bazı soygunlar vardır; bekçiler hırsızları değil de soyulanların elini ayağını tutar.. Türkiye yıllarca öyle soyulmuş!

Haberin Devamı

Hani bazı soygunlar vardır; bekçiler hırsızları değil de soyulanların elini ayağını tutar.. Türkiye yıllarca öyle soyulmuş!

Arkadaşımız Necati Doğru'nun gün ışığına çıkardığı belge halkın, devletin, 17 yıl boyunca yetkililerin bilgisi dahilinde soyulduğunu; soyulmak ne kelime, düpedüz onuruna, namusuna tecavüz edildiğini ortaya koyuyor.

Geçen yıl İmar Bankası'na el konma gerekçelerini, bankayı 1987 yılında denetleyen Bankalar Yeminli Murakıbı Mustafa Tosun daha o zaman tespit etmiş.

Ama "İmar Bankası'na derhal el koyun" talebini içeren rapor, gelip geçen bunca hazine müsteşarı, BDDK Başkanı, bakan, başbakan tarafından işleme konmamış.

Murakıp Tosun, İktisat Bankası'nın da soyulduğunu aynı şekilde bundan on yıl önce belirlemiş ve devleti uyarmıştı. Ama o rapor da öteki gibi uyudu, uyutuldu. Neden?

Bir kısmı seçimle, bir kısmı atama ile gelen sorumluların aslında verecekleri cevapları yoktur. Ne diyecekler? "Raporun sonunda Tosun imzası vardı. 'Bunu yazan Tosun' eksenli tuvalet edebiyatından galat savunma refleksi ile okumadan kaldırıp attık" mı diyecekler?

Daha kaliteli bir bahane bulamazlar.

Düğmeye AKP iktidarı basmıştır, haklarını teslim ediyoruz. Ama hem geçmiş hesabın sorulması, hem geleceğin güven altına alınması, iktidardan daha gözü pek adımlar bekliyor.

Siyasetçilere ve bürokratlara tanınmış ayrıcalıklar, Adalet Bakanı'nın dediği gibi adaletin ve özlediğimiz "temiz toplum"un önünü tıkıyor.

Milletvekili ve bürokrat dokunulmazlıklarının kaldırılarak yargının önünün açılması iktidar için artık namus borcu haline gelmiştir.

Bunun propagandasını yapıp gereğinden kaçmak iki yüzlülüktür. Yeter artık!

Ümitler arttı
Kırk yıllık AB maceramızın en kritik günlerini yaşıyoruz.

Dünkü iki gelişme umutlarımızı artırmıştır. Verheugen, Türkiye'nin beklediği kararı AB'nin ertelemeden, aralık ayındaki zirvede vermesi gerektiğini bildirdi Ankara'da.

Bu sözler, yıl sonundaki zirveye komisyonun bu yönde öneri sunacağını gösteriyor.

Çok etkili bir destek de Avrupa'nın önde gelen siyasetçi ve devlet adamlarından kurulu bir bağımsız komisyondan geldi. Bu komisyonun 6 ay süren çalışmalarının sonucunu dün Finlandiya eski Cumhurbaşkanı ve komisyonun başkanı Martti Ahtisaari açıkladı.

Rapor, kuyumuzu kazanların tezlerini çürüttüğü gibi, Türkiye'nin sağlayacağı büyük yararlan sıralıyor ve AB liderlerine "Türkiye fırsatını kaçırmayın" çağrısı yapıyor.

Bağımsız komisyonu oluşturan "âkil adamlar"ın karar sürecine yapacaklan olumlu etkileri hesaba katan Ankara'da moraller iyice yükselmiştir.

Bu iyimserliğin, TCK'ya zina suçunu monte etmek için bastıran AKP'deki tutuculara karşı hükümeti yüreklendireceği umuluyor.

Gerçekten de ipi göğüsleyeceğimiz bir aşamada reformlara gerici gölge düşürmenin, kendi ayağımıza ateş etmenin alemi yok!

DİĞER YENİ YAZILAR