NATO Zirvesi gibi bir toplantıya ev sahibi seçilmek, uluslararası toplumun iradesi ile sağlanmış bir güven kredisidir.
Üye sayısı 26'ya yükseldikten sonra yapılacak ilk NATO Zirvesi için İstanbul'un seçilmiş olması, bu gözle değerlendirilmeli.
Uluslararası camia Türkiye'yi ödüllendiriyor, destekliyor ve cesaretlendiriyor.
Dışişleri Bakanı Gül'ün dediği gibi NATO Zirvesi Avrupa Birliği'nden beklentilerimiz açısından da önemlidir. Gül "Üç-dört ay sonra bizini hakkımızda karar alacak liderlerin hepsi İstanbul'a geliyor. Müthiş bir fırsat bu" diyor. Doğrudur..
Türkiye, Müslüman bir toplumun kimliğini yitirmeden kendini yenileyebileceğini kanıtlayarak, medeniyetler çatışması kâbusuna alternatif bir umut olmuştur.
İnsan hakları ve uluslararası hukuk Batı'nın uygarlığa yaptığı katkılardır. Türkiye bu kazanımları paylaşmanın Müslüman toplumların hakkı hatta ödevi olduğunu göstererek bir ilki gerçekleştirmiştir.
Yakın zamana kadar Türkiye coğrafyası nedeniyle önemsenen bir ülke idi. Artık sivil özgürlükler, pazar ekonomisi ve hukuk devleti gibi temel haklara dayalı demokrasisi nedeniyle de önemli hale gelmiştir.
Zirve sayesinde dünya liderleri, Türkiye'nin model olma liyakatini yakından görme olanağını bulacaklardır. Ev sahipliği avantajı bize, yanlışları göstermede ve politikalar önermede imkânlar sunacaktır.
Türkiye, terör üreten haksızlıklar coğrafyasına müdahalede öncelikleri doğru koymanın önemini iyi anlatarak barışa hizmet edebilir. Dünya liderlerini, Filistin'e adalet getirmeden terör bataklığını kurutmanın ve bölgede demokrasi projesi tutturmanın imkânsızlığına ikna edebilir.
İstanbul Zirvesi yalnız genişleyen NATO'nun değil, Türkiye'nin de geleceğinde tarihi bir kavşak noktası olacaktır.
Önümüzde, İstanbulluların katlanacağı üç günlük sıkıntıyla ölçülmeyecek değerde bir fırsat ve bir büyük sınav bulunuyor.
Protesto hak ama..
Protesto ve gösteri, demokrasilerin ziynetidir. NATO Zirvesi'ne ve Bush'a yönelik gösteri ve mitingleri, bu ülkede demokrasinin yaşadığına, toplumsal vicdanın özgürlüğüne kanıt sayarak hoşgörü ile karşılamak gerekiyor.
Yeter ki eylemler kamu düzenine ve insanlara zarar vermesin. Bu amaçla valilik kentte 19 bölge tahsis etti.
Başkan Bush'un temsil ettiği zihniyet, eski Başkan Clinton gibi karşılanmayı hak etmiyor. O nedenle Bush'un yarattığı haksızlıklara itiraz eden eylemler bu ülkenin konukseverliğine gölge düşürmez, sadece demokrasiyi içselleştirdiğini kanıtlar.
Ama bombalı eylem yapanlar, şiddete başvuranlar?.
Onlar NATO'ya ve Bush'a değil, halka ve Türkiye'nin geleceğine düşmanlık yapıyorlar!
"Müthiş fırsat"
NATO Zirvesi gibi bir toplantıya ev sahibi seçilmek, uluslararası toplumun iradesi ile sağlanmış bir güven kredisidir
Haberin Devamı

