'Müdür Devlet'e AKP alternatif olacak mı?

Müdür devlet modeli, son zamanlarda güncelleşen bir kavram.. Kuralları saptama yetkisini Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda gören ülkelerin yapıları "müdür devlet modeli" diye tanımlanıyor

Haberin Devamı

Müdür devlet modeli, son zamanlarda güncelleşen bir kavram..

Kuralları saptama yetkisini Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda gören ülkelerin yapıları "müdür devlet modeli" diye tanımlanıyor.

Bu modelin alternatifi "girişimci devlet modeli".

"Asil'in Topuğu" kitabının yazarı Prof. Philip Bobbitt "Girişimci devlet modeli, azami çoğulculuğa ve farklılığa olanak tanır, oyunun kurallarını ABD dahil olmak üzere en güçlü oyuncuların belirlemesini ister" diyor.

Türkiye'nin geleneği "müdür devlet modeli"ne dayalıdır.

O nedenle akılcı cesarete hayatın sunduğu ödüllere Türkiye talip olamamış, gücünü ve kozlarını kullanamadığı için hakkı olan hedeflerin hep gerisinde kalmıştır.

Korkutan söylenti
Son çeyrek yüzyılda Türkiye bu düzeni değiştirme fırsatını Turgut Özal'la elde etmişti. Ama Özal sonuna kadar direnemedi, özellikle Türk solunun muhafızlığını yaptığı "müdür devlet" geleneğinin törpüleri onu kendine benzetti.

İkinci fırsatın AKP iktidarı ile ele geçirildiğine bağlı umutlar da çok erken bastıran sislerin ardında soluklaşmaya başladı.

Amerika'ya desteğini Türkiye'nin siyasi, askeri ve ekonomik çıkarlarını güvence altina alan yazılı bir mutabakat şartına bağlayan ve sonuç alma aşamasına gelen iktidarın birdenbire cesaretini kaybettiği hissediliyor.

Seçmen tabanı baskısı ile AKP'nin sorumluluk almaktan çark edeceğine, milletvekillerini serbest bırakarak ABD'nin beklediği tezkereyi mecliste reddettireceğine dair söylentiler giderek yayılıyor.

CHP bile telâşlandı
Bu gelişmeler "müdür devlet modeli" nin en kıdemli savunucusu CHP'yi sevindirmesi gerekirdi değil mi?

Evet ama öyle olmamıştır.

İşte CHP lideri Baykal'ın tepkisi:

"Bu üzüntü verici bir yaklaşımdır. Umut verip, heveslendirip, hazırlık yaptırıp ondan sonraki noktada 'Grup kararı almıyoruz, parlamento kendi takdirini kullanır' diyerek ortaya çıkacak kararın arkasına saklanmak büyük tartışmalara yol açacaktır.."

Türkiye'nin Kuzey Irak'ta güvenlikle ilgili hayati çıkarları var.

Amerika'ya "hayır" demek, yalnız güvenliğimizi değil, 27 milyar dolarlık yardımla ayağa kalkacak olan ekonomiyi de ateşe atmak olacaktır.

Ve bu büyük fedakârlık savaşı da önlemeyecektir.

Savaş kararı sorumluluktur ama ricat ermenin sorumluluğu belki çok daha büyük olacaktır.

"Amerika'ya hayır" diyen CHP muhalefetini şimdi bu sorumluluk korkutmaya başlamıştır.

CHP'den yansıyan endişe, acaba AKP'nin aklını ve cesaretini toplamasına yardımcı olabilir mi?

DİĞER YENİ YAZILAR