Yolun sonu Şam sokaklarında göründü. Artık uzatmalar oynanıyor.
Diplomasinin belleğinde bir söz vardır:
“Orta Doğu’da Suriye olmadan barış olamaz!”
Bu ülkeyi vahşet zaptetmiş durumda. Yangının yayılması ihtimali yüksektir.
Üç senaryodan bahsediliyor.
Birincisi bölünme..
Esad ve kurmayları yakında Şam’ı terk edip Akdeniz kıyısında Lazkiye’yi merkez alan bir Alevi bölgesi oluşturabilir.
İngiliz medyası rejimin böyle bir mecburiyet doğacağı ihtimaline karşı zaten hazırlığını yapmış olduğunu yazıyor.
İkinci ihtimal mezhepler temelinde Bosna’dakine benzer bir federasyon çözümü.. Ailesine güvenli bir çıkış yolu sunacağı için Esad’ın son tahlilde bu çözümü kurtuluş sayacağını tahmin etmek zor değildir.
Üçüncü ihtimale gelince...
Bölge barışı için en riskli son, Lübnan’ın yaşadığına benzer bir iç savaştır.
Başkan Obama’nın siyasi takvimi, seçime kadar Amerika’yı pasif konumda tutuyor.
Eğer cehennem ateşi harlanırsa ABD seyirci kalabilir mi?
Aktif hâle gelme gereği doğduğunda Rus ve Çin vetolarını aşamayacağını anlarsa bir NATO misyonu organize edebilir mi?
Uluslararası toplumu telâşa getirmekte başarısı denenmiş yöntemlerin tekrar piyasaya sürüldüğü görülüyor.
Esad’ın elinde kimyasal silâh depoları varmış; Allah korusun sonunun geldiğini anladığı anda öldürücü gazları kullanırmış.
Ele geçirmeleri halinde Hizbullah veya El Kaide de kullanırmış...
Bu tehlikenin önüne geçmek için Suriye’ye oyunun sonuna doğru 75 bin dolayında asker sokmak gerekirmiş!
Saddam’ın tasfiye edilmesine onay sağlayan bu yalanın şimdi Suriye’de işe yaradığını görürsek çok şaşar mıyız? Şaşmayız..
O nedenle her ihtimale karşı hazır hâle gelmek zorundayız. Türkiye askeri bakımdan en güçlü olmaya mecbur bulunduğu bir kriz ortamında zayıf düşürülmüştür.
The Economist dergisi, Türkiye’de 300’ü aşkın subayın tutuklu olduğunu hatırlatarak bir askeri uzmanın “Soruşturmalar salvosu ordunun morali üzerinde yıkıcı etki yapıyor” dediğini yazdı.
Morali yükseltmek için adaleti hızlandırmak gerekiyor!
Başarının sırrı
Bütün küçük kentlere varlıklarını duyurmak için Bartın ve Kilis’in başarılarını temenni ederiz.
Lisans Yerleştirme Sınavı’na 2 milyon genç girdi. Dün açıklanan sonuçlara göre en başarılı iller Bartın ve Kilis oldu.
Kilis matematik-fen ve Türkçe-matematik Bartın ise Türkçe-sosyal alanında en yüksek ortalamayı tutturdular.
Bu kentlerin idarecilerini, eğitimcilerini ve harikalar yaratan anne ve babalarını kutluyoruz.
Doğru önderler bulduğu zaman Türk halkının en zor disiplinleri bile başarabileceğini ispatlayarak örnek oldukları için ayrıca teşekkür ediyoruz.
Bu başarının hikâyesini bugünkü VATAN’da okuyacaksınız.
Umarız doğurganlığı teşvik eden yöneticilerimiz de okurlar.
Ve başarının kalabalığı artırarak değil, insan kalitesini yükselterek yakalandığını görürler...
Moral ve adalet
Haberin Devamı

