Anayasa değişikliği teklifini hazırlayan takımın kaptanlığını Başbakan yaptı.
Oysa sistem, hükümeti bu işin uzağında tutuyor. Değişiklik önerileri o nedenle “tasarı” değil “teklif” adını alıyor.
CHP lideri günlerdir ısrar ediyor:
“Bu tasarı Başbakan’ın tasarısıdır. Ama parti yöneticilerinin ve bakanların imzası yok. Önerinin bazı hassas yönleri var ki yöneticiler bunun dışında tutulmak istenmiştir!”
Anayasa yapmanın zemini meclistir.
Bizimkinin merkezi AKP oldu.
Bağımsız hukukçular bu yetki sapmasının projeyi Anayasa Mahkemesi’nden geri döndüreceğini söylüyorlar.
İkinci itiraza göre “demokratik hukuk devleti” ilkesi zorlanmıştır. Oysa bu ilke Anayasamızda “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” diye güvence altına alınmıştır.
Bakanların ve parti yöneticilerinin öneriye imzalarını koymamalarının sebebi nedir diye sorulduğunda şu akla geliyor:
1. Teklifi hükümetin gibi gösterecek ve şekil yönünden iptal ettirecek açığı vermemek;
2. Eğer yargıya yönelik düzenlemeler “demokratik hukuk devletine karşı suç” oluşturuyorsa, bunun parti suçu gibi görünmesine engel olmak...
Daha açık bir ifadeyle AKP kurmayları ileride aleyhlerine delil olarak kullanılabilecek açıkları kapatmanın gayretine düşmüşlerdir.
Bu tedbirlilik, işlenen suçları bile bile işlediklerinin kanıtı değil mi?
TÜSİAD’a Apo desteği
Doğru söz yanlış birinden çıksa da değerlidir.
Bölücü terör örgütünün elebaşı, avukatları ile haftalık olağan görüşmesini yapmış!..
Anayasa’dan önce yapılması gereken iki yasal düzenleme bulunduğunu söylemiş.
Biri seçim barajını makul bir seviyeye indirmek, öbürü ise lider sultasına son verecek bir düzenleme ile parti içi demokrasiyi hayata geçirmek...
Şöyle diyor: “TÜSİAD barajın düşürülmesini gerektiğini söylüyor. Sermaye çevrelerinin bunu tespit etmeleri iyi. Bunlar biliyorlar, araştırıyorlar, çevrelerinde birçok profesör var, akademisyenler var, tespit yapıyorlar. Tespitleri doğrudur, katılıyorum.”
Şimdi kimse şu şekilde düşünmesin:
TÜSİAD’ın mecliste oyu yok; iktidar o nedenle patronların uyarılarını dikkate almadı. Ama teröristbaşı önemli sayıda oya yön verme gücüne sahip. TÜSİAD’ın dönüp bakmadığı önerilerini şimdi Öcalan’dan geldi diye ciddiye alabilir mi?
Tahminim: Hiç beklemeyin...
Anayasa değişikliği önerisi “tek adam” kimliğini hızla güçlendirmenin hamlesidir.
Tayyip Erdoğan parti içi demokrasiyi güçlendirecek hiçbir pazarlığın içinde olamaz!
“Çok ciddi” durumlar
Balyoz soruşturması kapsamında tutuklanan asker sanıkların 28’i iki aşamada tahliye edildi. İktidar yandaşı gazeteler hoşnutsuz başlıklarla duyurdular haberi.
Belli ki kafalarındaki senaryoya uymamıştı mahkemenin kararı.
Balyoz için Genelkurmay Başkanı bile “çok ciddi” dediği halde, hâkimin “Sanıklar hakkında kuvvetli suç şüphesi gösteren olgular bulunmadığını” nasıl olup da söyleyebildiğini eleştiri konusu yapmışlar.
Tabii ki yine sözler çarpıtılarak:
Evet Orgeneral Başbuğ “çok ciddi” demişti Balyoz için ama ciddi bulduğu şey, tutuklamaların ulaştığı şaşırtıcı rakamdı ve bunun yanında yöneltilen suçlamaların akıl almazlığı idi.
Gizli tanıklar, yalan ihbarlar yetmezse, çarpıtılan sözler...
Bu sisler arasında adalete ulaşmak kolay olmayacak!
Minareye kılıf
Haberin Devamı

