Tüm işaretler bunaltıcı ve gergin bir yaz yaşayacağımızı gösteriyor.
Aslında beyhude işkencedir çektiğimiz.
Sorun diye önümüze gelen açmazlar Anayasa’ya bağlı kalmaya yemin eden koca koca insanların dönmeleri yüzünden doğuyor.
Hatırlayın kaç seçim geçti.
Seçilenler Meclis’in açılışında “Anayasa’ya bağlı kalacağına” namusu ve şerefi üstüne yemin ettiklerinin neredeyse ertesi günü başka bir anayasa yapmanın arayışına soyundular.
Değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek maddeleri silip süpürmeyi göze alacak kadar ileri gittiler.
Mesela Başbakan halk oyu ile cumhurbaşkanı seçildiği takdirde Anayasa’nın istediği tarafsız kimliğe girmeyeceğini çok önceden ilân etti.
Tayyip Erdoğan nasıl İstanbul Belediye Başkanlığı gizli görevinden vazgeçmiyorsa, Çankaya’ya çıkarsa başbakanlık yetkilerinden de vazgeçmeyecektir.
Çankaya dar gelecektir.
Kullanma talimatı
Halk sandıkta kral, şah, padişah seçmiyor.
Hoş Erdoğan bir 23 Nisan bayramında Başbakan koltuğuna oturan çocuğa “Artık istediğini yapabilirsin. Astığın astık, kestiğin kestik” demişti.
On iki yıl ülkeyi bu algı ile yönetmiş.
Daha kötü şeyler olabilirdi Allah korumuş.
Halk seçtiği iktidara devleti teslim etmiyor emanet ediyor. Bu makinenin kullanma talimatı Anayasa’dır.
Sağlam aldığı emaneti iktidarlar sağlam geri vermeye mecburdur. Anayasa değişecekse yolu belli. Kendi aldığı oyu “milli irade” diye yücelten, dağınık olduğu için yüzde 50’den fazla oya saygı göstermeyen bir anlayış anayasa yapamaz.
Meclisteki sayı üstünlüğü iktidarı tahrik ediyor. AKP yine fiili durum yaratmak isteyecektir.
Dağınık çoğunluk
AKP Grup Başkanvekili Canikli niyetlerini açıkladı. “İcraatın başı bundan sonra fiili olarak başbakanlar olmayacak cumhurbaşkanları olacak” dedi.
Bu ifade, parlamanter sistemin oldu bitti ile sonlandırılacağının ihbarıdır. Sonuçlarından AKP içinde de endişe edenlerin çıkmaya başladığı görülüyor.
İyi haberdir.
Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu dün köşesinde “Böyle bir durum anayasal krizlere, devlet krizlerine kapı açar” uyarısı yaptı.
Başbakan, muhalefetten gelen uyarılara kulak asmaz.
İster istemez muhalefet AKP’yi durdurmanın çaresini arıyor.
Başbakan’ın milli irade hesabına dâhil etmediği kitle azınlık değil net bir çoğunluktur. Bu kitleyi sandıkta birleştirecek beceriyi göstermek, CHP ve MHP’nin gündemindedir.
Son seçimin oy dağılımı, “çatı aday” arayışını denemeye değer kılıyor.
“Milli irade” neymiş; bunu öğretmenin tam yeri ve zamanıdır!
Milli iradeyi ispat fırsatı
Haberin Devamı

