Milli irade gözaltında!

Haberin Devamı

Rahmetli Özal “Bir kaç kez delmekle Anayasa’ya bir şey olmaz” demişti.

Oysa Anayasa’nın delinmesi başlı başına “bir şey” değil mi?

Hem de çok kötü bir şey...

MİT tam üç yıl önce Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nden çıkarttığı bir kararla, kamu kurumları ile çalışanlarına ait olanlar hariç ülkedeki tüm elektronik haberleşmeyi aylarca izledi.

Telefonda, internette kim kimi ne zaman aradı, kime mesaj veya faks çekti; bunların bütün kayıtları günü gününe MİT’e teslim edildi.

Anayasa ile sözde güvence altına alınmış olan özel hayatın gizliliğine ve haberleşme özgürlüğüne saygısız bu toptancı gözaltı olayını VATAN teşhir etmişti.

Ankara Haber Merkezimiz tüm ülkeyi kapsayan yeni bir dinleme-gözleme izninin Emniyet İstihbaratı tarafından Ankara 11. Ağır Ceza Hakimliği’nden çıkarılıp kullanıldığını belirledi.

Emniyetin yazısında talebin “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine yönelecek kışkırtıcı eylemleri önlemek” amacı taşıdığı belirtiliyor.

Yani seçim faaliyetine polis en geniş ve derin anlamında gizlice taraf olmuştur.

Bilgilerin sadece istihbarat hizmetinde kullanılacağı, kişiler aleyhine delil olmayacağı kaydı bulunuyor ama bunu kim garanti edebilir?

Hiç bir demokratik toplumda bu çapta dinleme ve gözetleme yetkisi devlete verilmez. Çağın hak ve özgürlük anlayışı, haberleşmeyi kutsallaştırmıştır adeta; tek bir hakimin takdiri yeterli olmamalıdır.

Daha koruyucu bir denetim gerekiyor. Her şeyden habersiz masum vatandaşları koruyacak bir onay makamı olmalı, yetkinin kötüye kullanılmadığı da denetlenmelidir.

AKP sıkışınca milli iradeyi yüceltiyor ama insan hakları söz konusu olduğunda halka parya muamelesi yapıyor.

Polis milli iradeyi takibe almış; milli irade edebiyatı üstadı AKP seyrediyor...

*****


Niyet ve kısmet..

CHP’nin dinlenmesi olayında şu netleşti:

Vakit gazetesi, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile eski Bolu Valisi arasındaki konuşmayı “canlı yayın” şeklinde 44 dakika dinlemiş.

Vakitçiler “Aradığımızda Sav yanlışlıkla Yes tuşuna bastığı için telefon açık kaldı, dinledik” diyorlar.

CHP sözcüleri “Bu imkânı dinci gazeteye Emniyet içindeki F tipi çete sağladı” iddiasında ısrar ediyor.

Peki iki telefon arasındaki görüşmeyi doğrulayan Telekom belgesi ne olacak?

Bu soruya “Esas kayıt Türkcell’den gelecek” diyen de var, teknolojik hile hikâyeleri ile zaman kazanmaya çalışanlar da var.

Ama tartışmayı daha fazla uzatmamak lâzım.

Eğer Sav’ın dalgınlığı ise sebep, bedel ödenmeli ve iş bitirilmeli.

“Bedel ne?” diye kimse sormasın... Bunu CHP’liler İçişleri Bakanı’nı istifaya davet ederek kendileri koymuşlardı.

İstifa bakan için niyet edilmişti, Sav’a kısmet olacak demektir!

DİĞER YENİ YAZILAR