Başbakan “Demokrasi bizim için araçtır” sözünü ağzından kaçırdığına halâ yanıyordur.
Çünkü bu söz 15 yıldır onu takip ediyor.
Artık öyle düşünmediğini göstermek için bir fırsat ele geçirdi ama yine olmadı.
Son fırsat askeriyedeki atama krizi bağlamında yaşananlardı.
Türkiye aslında böyle bir krizi hak etmiyor.
Geleneklere sahip köklü bir kurumdur Silâhlı Kuvvetler. Şimdiye kadar hiçbir YAŞ halkta bu kadar endişe yaratmamıştır.
Endişenin iki sebebi var:
1. Asker terörle savaşıyor; böyle krizlerin sırası değil.
2. İktidar TSK’ya karşı ideolojik hasım gibi davranıyor, aşırıya gitmek devlet krizi yaratabilir.
Gerilimi en yoğun olarak Cumartesi yaşadık.
Medya olaya odaklandığı için halkın ilgisi, saatler ilerledikçe de merak ve endişesi tavan yaptı.
Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı’nın gece yarısı buluşmaları yargıdan gelen memnun edici öncü işaret nedeniyle umutlu bir havada başladı.
Ama sonra?..
Haber alabilmek için uykularını feda eden insanlar, yöneticilerinden saygı beklemenin beyhudeliğini yaşadı.
Halkı adam yerine koymayan bu tavır, demokrasiye inanç ve bağlılık iddiası taşıyamaz.
Zaten Başbakan da Genelkurmay Başkanları ile yaptığı görüşmeleri, mezara götürme hakkına sahip olduğunu dün tekrarlayarak durumunu belli etti.
Sivil yöneticilerden yana şansımız yok. Acaba askerler zor şartlarına rağmen bir fark yaratamazlar mı?
Genelkurmay günlerdir ağır suçlamaların hedefinde.
Hantepe’de 7 askerimizin şehit düşmesine sebep olan PKK baskını görüntülerini “Heron”ların izleme merkezlerine aktardığı ama ilgililerin seyretmekten başka bir şey yapmadıkları iddiası hiçbir karşılık görmüyor.
Bu sessizlik itiraf mı?
Her gün çocuklarını şehit veren bu milletin olup biteni öğrenmeye hakkı vardır.
Hiçbir gaile, hiçbir bahane Hantepe merkezli sessizliği mazur gösteremez.
Mezardakilere gerek kalmaz
Referandumda oy pusulalarına kimimiz “Evet” kimimiz “Tercih” yazılı mühür basacağız.
“Hayır” diyecek olanların kafasını karıştırmayacak mı Evet mührü?
Seçmenin şaşırmadan oy kullanmasını sağlayacak mühür, elbette “Tercih” yazandır.
Efendim tüm mühürleri “Tercih”e çevirmek masraflı olurmuş da, zaman kalmamış da... 151 bin sandık var, bir ayda rahat yetişir.
Evet mührü üstüne kurulu hileye kimse razı olmamalı!
“Mezardakileri bile kaldırarak referandumda Evet oyu kullandırmak lâzım” demiş ya Fethullah Hoca; bu mühür oyunu bozulmazsa, mezardakileri zahmete sokmanın gereği kalmaz.
Tek iyilik de bu olur!

