Millete saygı

Yolsuzluk yalnız tiksinti veren bir ahlâki yara değil, aynı zamanda yoksulluğu körükleyen ekonomik bir sorundur

Haberin Devamı

Yolsuzluk yalnız tiksinti veren bir ahlâki yara değil, aynı zamanda yoksulluğu körükleyen ekonomik bir sorundur.

Çünkü yolsuzluğun maddi yükü devletin açıklarını büyütür, devlet de bu açıklan vergi yoluyla milletin sırtına yükler.

AB Komisyonu'nun raporu "Yolsuzlukların en önemli nedenlerinden biri milletvekili dokunulmazlığıdır" diyor. İktidar sözcüleri de kendi dönemlerinde hesap sorulduğunu söylerken Yüce Divan'a gönderdikleri eski başbakan ve bakanları kanıt gösteriyorlar.

Kendilerini kandırmasınlar. Yolsuzluk üreten düzenin muhafızlığını şimdi onlar yapıyorlar. Üstelik daha da fenasını yapıyorlar..

Kendi icraatlarını yargı denetimine kapalı tutmakta inat ettikleri sürece "temiz siyaset" özlemine hizmet ermeyecekler, adaletin erdeminden kendilerini de mahrum edeceklerdir.

Çünkü bu düzen yarın onları da Yüce Divan'a gönderen iktidar çoğunluklarını meclise getirecektir.

İktidarın adaleti!
Yüce Divan'a gönderilecek siyasilere meclis çoğunluğu karar veriyor. Bu tutum yargı kurumuna saygısız bir müdahale ve adalet duygusuna hoyratça bir saldırı değil mi?

Rus doğal gazını Türkiye'ye taşıyan Mavi Akım ekseninde yöneltilen suçlamalar nedeniyle ANAP'lı iki bakan Yüce Divan'da yargılanmaya başladı. Dün Hürriyet'te Sedat Ergin yerinde bir hatırlatma yapıyordu.

Cumhur Ersümer "ülkeyi pahalı Rus gazına bağımlı ve mahkûm kılmak la suçlanıyor. Refahyol hükümeti de İran'la bir anlaşma imzaladı. O hükümet, İran'ın Türkmenistan'dan metreküpü 40 dolara aldığı gazı bize 150 dolara satmasına razı oldu.

Şimdi pahalı Rus gazını alan ANAP'lı bakan Yüce Divan'da; Rus gazından 7-8 dolar daha pahalı gazı İran'dan almayı kabul eden Refahlı Enerji Bakanı Recai Kutan ve bu siyasi kararı veren dönemin Başbakanı Erbakan nerede?

Sopayı yemeden
Bu tutum adalete sığmaz bir çifte ölçüdür. Hukuka bağlı bir iktidar, eşitlik ilkesini milletin idrakini ve vicdanını böylesine aşağılayarak çiğneyebilir mi?

Meclisteki iktidar çoğunluğu suçlayacak, yani sanığı kendi ölçüleri ile seçecek, sonra onun seçip gönderdiklerini Yüce Divan yargılayacak.. Adaletin, siyaset kurumunca katledilmesi değil mi bu?

Böyle bir düzen sistemi yolsuzluklara karşı koruyamaz. Üstüne üstlük yetki kullananların suç işleme cesaretlerini artırır.

Bizim özlemimiz şudur: AKP iktidarı her olumlu ilerlemeyi AB'nin zoruyla yapabilir ama milletvekili ve bakan dokunulmazlıklarını, kendi iradesiyle kaldırmayı bilmelidir.

Yargı denetiminden kaçan iktidarların elinden bu ülkeyi yabancılar kurtarmasın!

DİĞER YENİ YAZILAR