Millet ne derse

Haberin Devamı

Adalet çağrıları, ülke yöneticilerinin katlanmaya mecbur kalmaktan korkacakları en acıklı eleştirilerdir.

Daha beteri, bu çağrıların da ifade edilmesine hak tanınmayan durumlardır.

Şükür ki biz tamamiyle ümitsiz durumda değiliz.

İlker Başbuğ için “Genelkurmay Başkanı’na ‘Terör örgütü yöneticisi’ diyeni tarih affetmez” değerlendirmesi yapan Başbakan Erdoğan, bu konudaki düşüncesini değiştirmediğini belirtmiştir. “Yeter ki adalet yerini bulsun..”

Bu ifadesi, eski Genelkurmay Başkanı’nın başına gelenlerden Başbakan Erdoğan’ın da kendini vebal altında kalmış hissettiğini düşündürüyor.

Öyle olmasa adaletin yerini bulması için temennide bulunmaya ihtiyaç duymazdı.

“Madem ki bu insan örgütün (ordunun) başındaydı, Başbakan niçin atadı?”

Başbakan’ın bu çok dolaştırılan yoruma verdiği cevap hem kendisini savunmakta hem de yargının adaletine güven besleyenleri desteklemektedir.

Yani ortada bir adaletsizlik bulunduğunu ve hak yerini bulduğunda mutlu olacağını açıkça belli etmiştir.

Başbakan temyiz sürecine ümit yüklerken “En önemli savcı, en önemli hâkim millettir” derken, temyiz mahkemesinin hâkim ve savcılarına, verecekleri karar için bir göndermede, hatta önermede bulunuyor.

“Milletten büyük hâkim yoktur” sözü bir çağrıdır.

Yargıtay hâkimleri de kararlarını “Türk Milleti adına” vereceklerdir.

Başbakan, kararı oluşturacak hâkim ve savcılara milletin ne düşündüğünü anlamalarını, ona uygun karar oluşturmalarını tavsiye ve temenni ediyor.

Çocuklar hibe olmaz

Başbakan üç çocuk konusunda ısrarlı.

Hatta hedefi büyüttü. Önceki gün şunu dedi:

“Ben bu davaya gönül vermiş hanım kardeşlerime, gelin en az 3 çocuğu bu vatana hibe edin diyorum.”

Nüfus bir davanın nasıl aleti olabilir?

Ulusal nitelik taşıdığı belli olan dava nedir?

Hibe bağış demektir.

Çocuk hibe edilemez.

Türkiye bir-iki kuşak sonra kalabalığı ile anılan bir ülke olmasın.

Varlıkları, ülkeye onur kazandıran çocuklar gelecekse buyursun, gelsinler.

DİĞER YENİ YAZILAR