Avrupa Birliği trenini kaçıran ve bunun tarihi vebalini taşıyan bir hükümet olmak istemiyoruz!
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek dün böyle dedi.
AKP iktidarının AB üyeliğini "hayati hedef" sayması büyük şanstır.
Dışarda değişmeye başlayan hava da yelkenlerimizi dolduruyor.
En kritik aşamaya gelindiğinde belki tek önemli itiraz şu olacak:
"Ordunun siyaset üstündeki baskı ve etkisi kabul edilemez!"
Bu muhalefeti aşmanın çaresi ne?
AB bir ulusal hedefse öteki kurumlar gibi TSK da anayasal zeminlerde itirazlarını ve önerilerini seslendirecektir.
Ülkenin güvenliği ile ilgili meseleler üstünde askerlerin söz söyleme haklarına tahdit konulamayacağına göre Türkiye'nin bir yaratıcılık göstermesi gerekiyor.
Unutmamak gerekir ki AB ordunun siyasetteki ağırlığını fazla bulup MGK'da esaslı değişiklik isterken Amerika, Irak konusunda "liderlik işlevini yerine getirmediği" yani hükümete ve meclise baskı yapmadığı için Türk askerini eleştirmiştir.
Askeri korumuyor
Bu çelişkili durumun yarattığı zararlara bir çare bulmak lâzım.
MGK bu haliyle kaldıkça AB içindeki muhalefet, asker etkisini sürekli aleyhimize kullanacak, ayrıca içerde siyasete kural dışı müdahale etmek isteyenler asker üstünden kumar oynamaya devam edecektir.
Milli Güvenlik Kurulu, danışma organı olmakla beraber, asker üyelerinden kaynaklanan ekstra bir güce sahip. Askerler ülkenin güvenlik siyasetine bu zeminde dahil oluyorlar. Kurul, iktidar ve asker üyelerden oluşan iki kanat halinde çalışıyor.
Hükümet politikalarına yönelik haklı bir eleştiri öne sürmek bile TSK'yı bu denge içinde muhalefet kanadı görünümüne sokuyor.
İçte ve dışta istismar fırsatı yaratan bu durumdan ülke de, TSK da zarar görüyor.
Sonuçta sistem orduyu korumuyor.
Kurula yeni üye
İktidarla askeri karşı karşıya getiren MGK'yi hem içerik ve hem görüntü bakımından daha demokratik bir hale getirmenin çaresi vardır.
Çare, meclisteki ana muhalefet partisinin genel başkanını MGK'nın üyesi yapacak yasal düzenlemeyi gerçekleştirmektir.
Bu sigorta, MGK'nın işlevine zarar vermediği gibi askerleri maksatlı iç ve dış çevrelere karşı koruyacaktır. Kurulun kararlan daha geniş bir uzlaşmanın ürünü görüntüsüne girecektir.
İktidarın alternatifi sayılan ana muhalefet partisine devlet sırlarının teslim edilmemesi gibi bir zaruret, herhalde itiraz gerekçesi sayılamaz. Tam tersine bu hayati bilgiler, ülke menfaatinin söz konusu olduğu anlarda, daha sorumlu bir muhalefeti meclise taşımaya yardımcı olabilir.
Demokratik özü güçlenmiş MGK'dan kimse korkmamalı.
MGK reformu
Avrupa Birliği trenini kaçıran ve bunun tarihi vebalini taşıyan bir hükümet olmak istemiyoruz! Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek dün böyle dedi. AKP iktidarının AB üyeliğini "hayati hedef" sayması büyük şanstır
Haberin Devamı

