MGK iyi çalışmıyor

Haberin Devamı

Yayınlanan gazeteci ve komutan günlükleri devletin zirvesinde iletişim sorunu olduğu duygusunu size de verdi mi?

Anayasamız “Türk Milleti egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır” yazıyor.

Devlet organlarının akort edildiği zemin Milli Güvenlik Kurulu’dur. Bu kurulda devletin güvenlik siyaseti konuşulur ve sonuçlar tavsiye kararları olarak hükümete bildirilir.

Bu organın bir tarafında iktidarın, öteki tarafında askerin temsilcileri vardır. MGK askerlerin meşru anlamda siyasete katıldıkları zemindir. Bu zeminin baskıdan ve her türlü çekinceden uzak şekilde çalışması, kullanılması çok önemlidir.

Çünkü MGK demokratik rejimin sigortasıdır.

Tıkanıklık neden?

Türkiye, demokrasiyle yönetilen tek Müslüman toplum... Dini istismar ederek iktidar olan partilerin bazı icraatları rejim için risk doğurduğunda bunun erken tepkileri Silâhlı Kuvvetler’den gelmektedir.

Komutan ve gazeteci günlükleri, bu sıkıntıların ne kadar yoğun yaşandığını anlatan örneklerle dolu.

Bu durum, MGK’nın kuruluş amacı yönünde çalışmadığını gösteriyor.

Çünkü sistem doğru çalışsa Silâhlı Kuvvetler, meşru bir gizliliğin koruması altında bütün rahatsızlıklarını siyasi iktidara anlatabilirdi ve dışarda cadı kazanları kaynatmanın sebebi kalmazdı.

Peki MGK’yı ortak aklı arayan özgür bir zemin olmaktan uzak tutan sebep nedir?

Bence askerin rejimle ilgili endişelerini sakınmadan ortaya koyabileceği bir atmosferin yaratılamamış olması... Ortam askerleri görüşlerini açıklamaktan caydırmamalı tersine cesaretlendirmelidir.

Nereden nereye...

MGK’ya böyle bir işlevselliği kazandıracak çare bizce, ana muhalefet partisi liderinin kurulun üyesi yapılmasıdır.

Muhalefet liderinin varlığı kurulun iktidar ile asker kanadı arasında zaman zaman doğan iletişim sorunlarına çözüm getirir;

Muhalefet liderinin taşıyacağı siyasi birikim, rejime yönelik tehlikelerin daha açık biçimde ortaya konulmasını ve derinliğine tartışılmasını kolaylaştırır;

İktidar alternatifi olan ana muhalefetin güvenlik siyasetini oluşturan kurula girmesi, siyasi rekabete kalite ve sorumluluk kazandırır...

Bu öneriyi AKP’nin iktidara gelmesinden çok önce ortaya attığım zaman bana dönemin siyasi liderlerinden biri şu itirazda bulunmuştu:

“Rejimle kavgalı bir partinin Milli Güvenlik Kurulu’na girmesine sistemi nasıl razı edeceğiz?”

Dünyanın çok değiştiğini görmek zorundayız.

İstikrar yaratmanın beyhude gayretlerine harcayacağımız enerjiyi kaosta yaşayabilmenin becerisini kazanmak için kullanmaya bakmalıyız. Unutmayın...

Dün “MGK’ya girse ne yaparız” diye sakındığımız partinin beteri 7 yıldır ülkeyi yönetiyor.

İktidardaki partiyi Anayasa Mahkemesi “laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği” gerekçesiyle mahkûm etmedi mi?

DİĞER YENİ YAZILAR