Meydan boş!

Gücü ellerine geçirmiş siyasetçiler yolsuzluk suçlamalarına karşı teflon bağışıklığı taşıdıklarını sanıyorlar

Haberin Devamı

Gücü ellerine geçirmiş siyasetçiler yolsuzluk suçlamalarına karşı teflon bağışıklığı taşıdıklarını sanıyorlar.

Tabii çok yanılıyorlar...

Çünkü vatandaş hangi siyasetçinin ne yaptığını unutmuyor. Suçlananların temize çıkmak konusunda duyarlı davranmaması ise yalnız onları değil siyaset kurumunu da yerin dibine batırıyor.

Siyasi partiler güvenilir kurumlar sıralamasında niçin yıllardır diplerden kurtulamazlar; işte nedeni budur!

Kendisini, partisini, kurum olarak siyaseti tahrip anlamında son zamanların göze batan karakteri Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’dir.

Tüzmen, sahibi ile yakınlık kurduğu bir şirkete fuar alanı tahsis etmekle;

Eximbank’ın başında olduğu döneme ait bir kredi işleminde yolsuzluk yapmakla;

Akaryakıt kaçakçılığına adı karışan bir şirketten, kardeşini paravan olarak kullanarak rüşvet almakla;

Bu rezaleti ortaya çıkaran müfetteşi görevinden uzaklaştırmakla;

Ve son olarak dün de sahtecilik ve kaçakçılık yapan 7 firmaya usulsüz olarak yeniden ihracat izni vermekle suçlandı.

Tek adam düzeni

Şimdi ne olacak? Eskiden ne olduysa yine o olacak. Yani bakan bey, birinci sayfadaki fotoğrafta gördüğünüz gibi Başbakan’ın yakasına rozet takacak yakınlıkta durmaya devam ettiği sürece onu hiç kimse yıkamayacak.

Yargı da dahil kimse hesap soramayacak.

Sözde demokrasi ile yönetiliyoruz ama bizdeki gerçek, kral mutlakçılığını bile solda sıfır bırakıyor. Tek başına iktidar olmuş bir partinin lideri olan Başbakan Erdoğan bu gücü kullanıyor.

Âdil kullansa neyse, adalet için de kullanmıyor.

İşte bunca suçlama ortada iken Kürşad Tüzmen kale gibi duruyor. Halkın hakkında ne düşüneceğini umursamadığı için kendini savunma ve aklanma zahmetine bile katlanmıyor.

Tek karar verici olan Başbakan onu yakasında taşıdığı sürece isteyen, meclis de dahil istediğini söylesin, hiç fark etmez!

Siyaset bu ilkel ve utanç verici bağımlılıktan kurtarılmalıdır artık.

Yargısız olmaz

Anayasamıza göre başbakan ve bakanlar hakkındaki yolsuzluk iddiaları, meclis üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanmadan Yüce Divan’a gönderilemiyor.

O nedenle de Yüce Divan genellikle eski defterleri karıştırmaya mecbur bırakılıyor.

Ciddi suçlamalar söz konusu olduğunda yargının devreye girmesini sağlayacak bir kanal açılması, gerçekten temiz toplum, temiz siyaset istiyorsak vazgeçilmez şarttır.

İktidar, milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırma vaadini yerine getirmeyecek. Bu belli oldu.

Peki hiç değilse icraat mevkileri olan koltuklarda oturan bakanların ciddi suçlamalar karşısında kalması halinde işleyecek bir yargı süreci için Anayasa değişikliği yapılmamalı mı?

Hayır, onu da istemiyorlar.

Çünkü...

Kendi zenginini yaratmak için gözlerini karartmış bütün yeni partiler iktidara gelince böyle davranırlar!

DİĞER YENİ YAZILAR