Genel seçimleri tam isabetle tahmin eden araştırma kuruluşu AG’nin son bulguları merkez sağda hareket yarattı.
Bunun sebebi oyların partilere dağılımında nisan sonu itibariyle görülen çarpıcı değişikliktir.
“Bugün genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?”
Şu tablo çıkıyor: AKP yüzde 31.4, Kararsız-Cevapsız yüzde 24.7, CHP yüzde 17.1, MHP yüzde 13.5..
Kararsızlar dağıtıldığı zaman AKP 41.7, CHP 22.7, MHP 17.9 oluyor.
Ve bu rakamlar iktidar partisinin ocak ayında yüzde 54.2 iken üç ayda 12,5 puan geriye gittiğini gösteriyor.
Neden böyle oldu?
Araştırmanın öteki bulguları bozulmanın ekonomi ile başladığını, dış piyasalardan yansıyan olumsuzlukların yalnız bugünü değil yakın gelecekle ilgili beklentileri de kötü etkilediğini ortaya koyuyor.
AKP ile ilgili kapatma davası bunun üstüne gelmiş, laiklikle ilgili kaygılar dava nedeniyle bir anda su yüzüne çıkarken iktidar partisi özellikle eğitimli yığınların güvenini iyice kaybetmiştir.
Merkez sağın iştahını kabartan nedir?
Birinci iktidar döneminde devletle ve laik rejimle kavga etmediğine bakarak son seçimde AKP’ye oy veren merkezdeki seçmenler, 22 Temmuz’dan sonraki kamikaze eylemleri nedeniyle güvenlerini kaybeden iktidar partisinden uzaklaşıyorlar.
AKP’de erime oluyor ama CHP ve MHP muhalefetinde bir birikme olmuyor. Nereye gidiyor bunlar?
“İkinci büyük parti” konumunda kararsız bekliyor...
İktidar partisinin kayıpları önümüzdeki günlerde artabilir. Çünkü ekonomik göstergeler iyimserliğe kredi açmıyor.
Demirel’den “hayır”
Kapatma davasının gidişini etkileyecek bir yaratıcılık, türban yasağını kaldırmaya yönelik anayasa değişikliğinden vazgeçmek gibi büyük bir pişmanlık adımı?.. Beklenmiyor.
Bunlara çoğalan yolsuzluk iddiaları karşısında ayağa kalkan toplumsal öfkenin o hiç unutmadığımız kıyıcı etkilerini de ekleyebilirsiniz.
Dün ANKA ajansı, merkez sağ partilerde bakanlık, milletvekilliği yapmış 107 ismin “Siyasette arayış çalışmaları” için buluştuklarını haber verdi.
Ajansa göre toplantıda merkez sağda ittifak kurulması ve 9’uncu Cumhurbaşkanı Demirel’in göreve çağrılması kararı alındı.
Arayış doğru bir başlangıç olabilir ama seçilen yol ve tümü emekliliği çoktan hak etmiş olan aktörleri davayı hedefe götürür mü; çok şüpheli.
Demirel de zaten derin tecrübesi ile bu gerçeği gördüğünden “Böyle bir çağrıyı kabul eder misiniz?” soruma şu cevabı verdi:
“Ben partiler üstüyüm. Çağrı almadığım gibi ülkemin de benden istediği bir şey yok..”
- Peki ne görüyorsunuz?
“Türkiye’de bir sağduyu var ve o çıkış yolunu bulacaktır. Toplumda yeni bir oluşum başlamıştır. Olaylar adamlarını, kahramanlarını çıkaracaktır. Telâşa gerek yok, zaman tanımak lâzım.”
Merkez sağda hareket...
Haberin Devamı

