Ekonominin 2009 yılı ilk çeyreğinde yüzde 13,8 küçüldüğünün ilân edildiği saatlerde MGK toplantı halindeydi.
Bizans’ın son günlerinde “melekler dişi mi, erkek mi?” diye tartışırlarmış ya; bizim büyüklerimiz de MGK’da aynı önem derecesindeki meseleleri konuşuyorlardı...
Türkiye İstatistik Kurumu’nun, iktidarın gazabına uğramamak için rakamları rötuşladığına emin olabilirsiniz. Ona rağmen ekonomik krizin yarattığı tahribat vahimdir.
Son genel seçim her iki kişiden birinin AKP’li olduğunu gösteriyordu. Şimdiki tablo her dört kişiden biri işsiz!
Eşitimiz sayılacak ülkelerin çoğu krizi göğüslemiş, düşük hızda bile olsa büyümeyi yeniden yakalamışlardır.
Yıkım ölçeğinde küçülen tek ülke Başbakanı’nın “kriz teğet geçti” dediği Türkiye olmuştur.
MGK’nın asıl gündemi
Menfaat kaygısı ile yalan söylemek yani Başbakan’a hoş görünmek mecburiyeti altında olmayan insanlar arasında bu yapıyı en iyi tanıyan kişi, AKP’nin kurucusu ve ilk hükümetlerinin Başbakan Yardımcısı olan Abdüllatif Şener’dir.
Şener dün şöyle diyordu:
“Ekonomi yönetiminde Erdoğan hükümeti, dünyanın en başarısız hükümetidir. İki senedir ‘şunu yaptık, iyi yaptık’ diyebilecekleri tek şey yok!”
Ama fark etmiyor. İktidar her durumda mağduru oynayacak, hesap soracak bir rol üretmeyi ve oynamayı başarıyor.
Dünkü MGK, kötü yönetilen ekonomik kriz ve sebep olduğu işsizlik afetinin doğurduğu sosyal ve siyasal tehditleri tartışmalıydı. Ama öyle olmadı.
Ülkeyi iki haftadır zapteden şey belge midir, kâğıt parçası mıdır, belge diyenler ordunun kuyusunu mu kazıyor; bunu tartıştı.
Bir de darbe kuruntularına iyi geleceği umulan bir yasa değişikliğinin, hileyle meclisten geçirilmesi yanlış değil mi; o konuşuldu.
Mesele iş, aş olunca...
Kimse buna şaşmasın. AKP’nin Anayasa Mahkemesi’nde laikliğe karşı odak olduğuna hükmedildikten sonra kapıldıkları panik duygusunu parti önderleri Ergenekon fırtınası yaratarak dengelemeye çalıştılar.
Deniz Feneri merkezli kirlilik son yerel seçimde AKP oylarında gerileme yaratınca darbe kuruntularını körükleyen “irtica ile mücadele belgesi” piyasaya sürüldü.
Her zora düştüğünde “cambaza bak” taktiği ile gündem değiştiren AKP “yalancı çoban”ın kaderine mahkûm olmamak için bu kutuplaşma siyasetini terk etmek zorunda olduğunu görmelidir.
Başka sorunlar belki ama işsizliğin ateşi yalanla, riyayla söndürülemez.
İktidar halkın dikkatini ve devletin enerjisini gerçek gündeme yönlendirmek için daha fazla geç kalmamalıdır.
Çünkü asıl sorun halkın işi, aşı ve gençlerin istikbalidir.
Komplocular için en tehlikeli sulara girilmiştir.
Fitne-fesat takımı artık kolay dikiş tutturamaz!
İktidar, ülkenin ordusuyla kavga etmek için harcayacağı enerjiyi yüzde 27,5 düzeyine dayanan genç işsizleri kurtarmak için kullansın!
Meleklerin cinsiyeti
Haberin Devamı

