Yabancı yorumcular da AKP’nin zaferini yere göğe koyamıyorlar. Haksız değiller.
Ama zafer sarhoşluğuna “feda olsun” denilecek kaç gün, kaç hafta var?
Hayat hızla akıyor ve hata kaldırmıyor. Bunu unutmamak lâzım.
Seçimden önce eksik bırakılmış bir tedbir iktidarın başına yeni bir dert açtı.
29 Mayıs’ta tıpta denklik sınavı yapılmıştı. Yüz sorudan 75’inin, geçen sınavda sorulanlar olduğu belirlendiği için sınav iptal edildi.
YGS rezaletinin üstüne tüy diken bu son rezalete rağmen ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir, koltuğunda demir gibi oturmaya devam ediyor.
O koltuğa lâyık olmadığını kanıtlamak için neler yaptı ama kimse ona dokunmadı.
Sebep eğer medyanın “gitsin” dediği makam sahiplerine inadına sahip çıkmak ve bu yolla “kimseye boyun eğmiyoruz” gösterisi yapmaksa, sınırı iyi belirlemek gerekir.
Medyaya inat etmek, bir noktadan sonra halkla inatlaşmak yanlışını doğurur.
Halk bir gün bu tersliği fark eder.
Evet, iktidarın medyayla çatışmasından kazançlı bile çıktığını söyleyenler haklıymış gibi görünebilirler. Ama iktidar kurmayları, içinde mutlaka menfaat kaygısı olan bu tahriklere kapılmamalıdır.
Seçim zaferi kazanmaktan daha iyi olan şey itibar artıran bir zafer kazanmaktır. Önümüzdeki dönemde Türk demokrasisinin kalitesi, muhalif görüşlere tanınacak özgürlükle ölçülecektir.
Şu andaki tablo iç açıcı değil. Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen “Türkiye’deki Seçim Analizi” konulu toplantıda Amerikan düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi uzmanı Steven Cook dikkate değer bir uyarı yaptı.
Hapiste olan çok sayıda gazetecinin “mesleklerinden dolayı tutuklu olmadığı” yolunda sarfedilen sözleri inandırıcı bulmadıklarını savundu. Haklıdır.
“Sorunun kanunlardan kaynaklandığını, bu konuda bir şey yapmalarına olanak bulunmadığını” öne süren siyasetçilere ise şu karşılığı verdi:
“Dokuz yıldır işbaşında olan bir iktidarın bu sürede kanunları değiştirmesi gerekirdi.”
Sonuç olarak şunu anlatmaya çalışıyorum.
Yüzde 50’den alınan güç büyük ayrıcalıktır ama yanlışları sahiplenip sürdürmenin, eleştiren sesleri susturmanın hak ve yetkisi olarak kullanılmamalı, harcanmamalıdır.
Aksi halde çabuk erir!
CHP’nin görevi
Eski sağlık bakanlarından Rifat Serdaroğlu kütüklerin yazılması sırasında aniden artan 10 milyon seçmen konusunda, CHP ve MHP liderlerinin halkı tatmin etmek borcu altında olduğunu savundu.
Çünkü YSK ikna edici olamamıştır.
Serdaroğlu’nun yaptığı görev çağrısına göre iki lider...
1. YSK’dan tüm seçmen kütüklerini aldırıp mükerrer yazılımları ve bunların oy kullanıp kullanmadıklarını, oluşturacakları profesyonel kadrolara tespit ettirmeli;
2. Her iki partinin, sandık görevlileri kanalı ile aldıkları sandık sonuçlarını YSK’daki resmi sandık sonuçlarıyla karşılaştırmalı.
Türkiye’deki seçimlerin, şüpheci soruların çengelinden indirilmesi lâzım.
Artık kaybedenler de seçimde hile yapılmadığından emin olabilsinler.
Çünkü şüphe, başarısızlara sığınak oluyor, demokrasiye bu yönden de zarar veriyor.
Ama korkarız CHP’nin bu meseleye ayıracak zamanı olmayacak.
Çünkü post kavgasını yeniden başlatma hevesleri partiyi yine gündem dışı ve hizmet dışı bırakabilir.
Gündemde anayasa var. Bu çalışma ana muhalefet olmadan yürümez.
CHP seçimde iktidar olamadı.
Böyle giderse muhalefet de olamaz!
Medyaya inat
Haberin Devamı

