Güney sınırımızın mayından temizlenmesi yasası Temel fıkrasına döndü.
Mesele karmaşık bir problem değil 2x2=4 basitliğinde bir matematik işlem. Ama sistem “İki kere iki dört; bilemedin beş...” diyen Temel yüzünden kısa devre yapmış meclis kilitlenmiştir.
Demokrasinin kuralı böyle; çoğunluk istediği zaman çarpım tablosunu bile tartışmak zorunda kalabilirsiniz!
Sınırdaki mayınların temizlenmesi başlı başına bir iştir. Pek çok ülke bunu yaptı. Ama hiçbiri, temizlenen arazilerin kullanma hakkını temizleyen şirketlere vermedi.
Yasalar mayınların temizlenmesi için ihale açmaya engel değil. Ama bu iş için özel yasa çıkarma çabası, yolsuzluk alârmlarını harekete geçirmiş, toplumdaki reaksiyon meclisteki iktidar grubunu bile etkilemiştir.
Uyanışta Abdüllatif Şener’in hissesi inkâr edilemez.
Şener AKP’nin kurucularından ve geçen dönem hükümetlerinde başbakan yardımcısı olan bir siyasetçidir. Mevcut yasalarla yürütülecek ihale işleri için özel yasa çıkarmanın ne anlama geldiğini bildiğinden kimse “git” demediği halde iktidarın üçüncü güçlü adamı, koltuğunu bıraktığı gibi partiden de ayrılmış ve yeni parti kurmuştur.
Minareye kılıf mı?
Bu özel durumu nedeniyle Şener dikkate alınmayı hak ediyor.
Abdüllatif Şener’e göre mayın temizleme işinde yapılan şey, Yüce Divan’lık suçtur.
Araziyi mayınları temizleyen şirkete vermeyi öngören bir yasa geçirmeye çalışması ise “Yüce Divan’dan kurtulmak için alınmış bir tedbir”dir.
Şener böyle olduğunu nereden biliyor?
Çünkü geçmişte yetkili bakan olarak uygunsuz taleplerin baskısına o hedef olmuştur. Şüpheli gördüğü ihalelerin kararnamelerini imzalamadığı için o işler, tıpkı mayın tasarısında olduğu gibi kanun geçirmek yoluyla halle çalışılmıştır.
Muhalefetin toplumda tahrik ettiği merak sayesinde şeffaflık sevmeyen iktidarın yarattığı karanlık biraz dağılmıştır. Bu kadarı bile AKP’yi uzlaşma aramaya mecbur etmiştir.
Partilerarası uzlaşma arayışı dün mayınların temizlenmesi ile sınırlı ihaleye öncelik tanıyan, bu mümkün olmadığı takdirde araziyi mayınları temizleyen şirkete kullandırma seçeneğini devreye sokan bir aşamaya ulaşmıştı.
Güvensizlik virüsü
Ama muhalefet hâlâ rahat değildir.
Çünkü iktidara güvenmiyorlar.
Önceliği olan seçeneğin yolunu tıkamak kötü niyetli bir iktidarın elindedir. Muhalefet gol yememek için bugün mecliste dikkat kesilecektir.
Güney sınırlarımızdaki verimli arazilerin ufuk açıcı projelere kazandırılması hiçbir bahaneye feda edilemez. Mayınların temizlenmesi ilk görevdir.
“Nasıl değerlendirilmesi uygun olur?” sorusunun cevabını aramak sonraki iştir.
Tarım işletmelerine mi kiralanır, yoksa terörün bahanelerini ortadan kaldırmak amacıyla bölge halkının ortak edileceği kooperatiflere mi tahsis edilir?.
Beş yıl düşünebiliriz cevabını.
Ama mayın döşeyecek kadar güvenlik riski taşıyan bir alan, 44 yıl yabancılara verilemez. Ülke bir vakit olduğu gibi 70 cent’e muhtaç hale düşse bile verilemez.
Çok şükür ki o günler geride kaldı.
Türkiye Başbakan’ın üçüncü uçak hevesine 60 milyon doları trink diye ödeyebiliyor, İran’dan almadığı doğalgaz için 700 milyon dolarlık ceremeyi gık demeden çekebiliyor.
İhtiras ve kadrolaşmanın faturasını zaten fazlasıyla ödüyoruz, bari güvenliğimizden ödemeyelim!
Mecliste alârm
Haberin Devamı

