Anayasa Mahkemesi DTP’yi bölücü eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle kapattı.
Daha açık bir anlatımla kapatma kararı, bu partinin terörü desteklemesi, hatta terör örgütü PKK’nın oyuncağı olması nedeniyle verilmiştir.
Ve bu önemli karara yüksek mahkemenin bütün üyeleri katılmıştır.
Davanın bir kapatma kararı yerine partinin içini suçlulardan temizlemek suretiyle sonuçlandırılması tabii demokrasinin ruhuna daha uygun düşerdi.
Üstelik AKP hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararı Türkiye’de böyle bir hukukun işletilebileceğini göstermişti.
İktidar partisinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu 1’e karşı 10 oyla hükme bağlandığı halde kapatma cezası verilmemiştir.
Fakat ne yazık ki o karar DTP için emsal olamamıştır. Çünkü “şiddet önermediği sürece” partilerin kapatılmamasını öngören Venedik kriteri burada işe yaramamıştır.
DTP bölücülüğü sadece söylem zemininde tutabilse neyse, PKK’nın hatta doğrudan Öcalan’ın maşası rolünü kabullenen bir role sürüklenmiştir.
Olaylar “Bu partiyi de kapatmayacaksa Anayasa Mahkemesi kendini kapatsın” dedirtecek kadar kontrolden çıkmıştı.
Öcalan’ın kurbanı oldu
Halbuki iktidarın “Kürt açılımı” hamlesini akıl ve niyetle değerlendirilmiş olsaydı DTP iki yıldır süren kapatma davasından sağ salim çıkabilirdi.
Sadece Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerini düşürmekle yetinmesi, yüksek mahkemenin demokratik temsile duyduğu saygıyı göstermesi bakımından önemlidir.
DTP önderleri açılım sürecini destekleyecek yerde Öcalan’ın egoizmini tatmin etmeye yönelik kurbanlık rolünü tercih etmiştir.
Bebek katilinin kaprislerine, Kürt kökenli vatandaşların hayallerini, umutlarını feda etmişlerdir.
Partinin eşbaşkanı Emine Ayna’nın şu sözü unutulacak gibi değil:
“Tabanımız bize dağa gidin diyor!”
Dağa mı gidecekler şimdi? Hayır..
İmralı’daki despotun hepsine ihtiyacı var. Çünkü Öcalan bir yandan terörü yönetirken bir yandan da meclisten sesini duyurmak isteyecektir.
Siz bakmayın mahkeme öncesinde “Sine-i millete gideriz” palavralarına.
O mahkemeye tehditti. Şimdi İmralı’dan haber uçacak ve DTP’nin kurtulan milletvekilleri, kurdurulacak olan yeni bir ırkçı partinin çatısı altına çağrılacaklardır.
Uyanık olmak lâzım
Keşke bir mucize olsa da Öcalan ve onun emellerine hizmet etmenin halkın hayallerine ihanet olduğunu anlasalar.
Ama korkarız ki terör örgütü bu olaya tepki göstermeye kendini mecbur hissedecektir.
Aksi halde ilerideki tehditlerinin ciddiye alınmayacağından korkarlar.
O nedenle huzur ve asayişi bozma amaçlı eylemlere karşı hazırlıklı ve uyanık olmalıyız.
Ama teröre karşı başarısız bir iktidarın varlığından dolayı kendini olduğundan güçlü gösterme imkânı bulan PKK’yı da abartmamalıyız.
Bahçeşehir Üniversitesi’nin yaptığı son kapsamlı araştırma, Kürt kökenli vatandaşların ezici çoğunluğunun devletle, milletle, bayrakla sorunu olmadığını ve teröre dayalı bir geleceğe inanmadıklarını ortaya koyuyor.
Bir süredir açılım siyasetini terör örgütü ile müzakere ederek yürütmenin yanlışından kurtulmak için silkinme sağlayacak bir sebep gerekiyordu bize.
DTP kararı umarız ihtiyacımız olan şoku sağlamıştır!
Mecburiyetten!
Haberin Devamı

