Mayınlara basmadan

Sağduyu, her olumlu adımda desteği çoğalan, ama köpürmeden büyüyen nehirlere benzer. Hükümetin, Genelkurmay Başkanlığı'na erken atama yaparak komplocuları bozguna uğratması, büyük ihtimalle AKP'ye siyaset üslubunda önemli bir değişimin ilhamını verecektir

Haberin Devamı

Sağduyu, her olumlu adımda desteği çoğalan, ama köpürmeden büyüyen nehirlere benzer.

Hükümetin, Genelkurmay Başkanlığı'na erken atama yaparak komplocuları bozguna uğratması, büyük ihtimalle AKP'ye siyaset üslubunda önemli bir değişimin ilhamını verecektir.

Arkadaşımız Ruşen Çakır'ın Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile yaptığı görüşmeden çıkan mesajlar, iktidarın önündeki ikinci mayına da basmamaya en azından şimdilik kararlı olduğunu ortaya koyuyor.

Şahin, Cumhurbaşkanı seçiminde kriz bekleyenlerin, Büyükanıt olayındaki gibi avuçlarını yalayacaklarını söylerken şu ifadeyi kullanıyor:

"Halkımızın bize yüklediği sorumlulukların bilincindeyiz. Bindiğimiz dalı kesecek falan değiliz!"

Şahin, Tayyip Erdoğan'ın Milli Görüş döneminden gelen yol arkadaşıdır. Söyledikleri Erdoğan'ı mutlaka bağlar diyemeyiz ama Erdoğan'dan önemli yansımalar taşıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu durumda Şahin'in sözlerini "AKP Cumhurbaşkanı seçimini krizsiz aşmaya karar vermiş" diye tercüme etmek mümkündür.

Krizsiz çözüm nedir?
Kimileri herhangi bir AKP'li Cumhurbaşkanı olduğu takdirde Anayasa Mahkemesi'nden YÖK'e tüm devletin değişerek bir azınlık diktatörlüğü doğacağından korkuyor.

Demokrasi çoğunluğun hakimiyeti bile değildir. Mehmet Ali Şahin "Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bindiğimiz dalı kesecek değiliz" derken, en uçtaki hassasiyetleri bile gözettiklerini mi anlatmaya çalıştı?

Bu sözlerden "Erdoğan aday olmayacak. Hatta eşi türbanlı biri bile aday olmayacak" mesajı çıkarmak mümkün müdür?

Böyle bir yorum iyimserlikte ileri gitmek olabilir ama Şahin'in "Cumhurbaşkanı adayı meclis dışından da olabilir" anlamındaki sözleri AKP liderliğinin, Başbakan Erdoğan "ben yokum" dediği zaman türban sömürüsü ile harekete geçecek olanlara karşı tedir arayışlarının şimdiden başladığını düşündürüyor.

Başbakan Yardımcısı Şahin'in laiklik konusundaki sözleri de güven vermese bile ümit vericidir.

Umalım ki Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlılık bahsindeki bu sözler politik gerçekçiliğin zorladığı kabuller olmasın, tecrübeyle varılmış doğruların samimi itirafları olsun.

Onun için de özellikle kadrolaşma ihtirasının bürokrasinin vesikalık fotoğrafına yansıyan tek tipleşmeye son verecek akıllı ve adaletli bir icraat döneminin başladığını görmemiz gerekecek.

DİĞER YENİ YAZILAR