Maske düştü

Demokrasinin kutsalı basın özgürlüğüdür. Ona saldırmakla cami duvarını kirletmenin farkı yoktur

Haberin Devamı

Demokrasinin kutsalı basın özgürlüğüdür. Ona saldırmakla cami duvarını kirletmenin farkı yoktur!

İktidarın yayınlarından rahatsızlık duyduğu Kanaltürk’e yönelttiği susturma hamlesi, birçok şüpheci sorunun cevabını gün ışığına çıkardı.

AKP’nin akılcı bir yönetimin sigortalarına sahip bulunmadığı, hatta kurnaz bile sayılamayacağı, mecbur kalırsa kaba kuvvet kullanmaya eğilimli sıradan bir cüretkâr zihniyet elinde bulunduğu belli oldu.

Seçim yılında, hoşuna gitmeyen bir medya kuruluşuna ve orada çalışan gazetecilerin üstüne vergi denetçileri göndermek, ancak dengesini kaybetmiş bir iktidarın düşebileceği yanlıştır.

Keşke Başbakan ve arkadaşları Kanaltürk’ü hedef alan operasyon nedeniyle gazetelere halkın gönderdiği mesajları bir imkân bulup internetten indirebilseydi. Eminiz pişman olurlardı.

Bu operasyon savunulamaz. “Rutin bir denetim” bahanesi öne sürmek halkın idrakini aşağılamaktır. Çünkü milletin değerlendirme yeteneği siyasetçiyi aştı artık.

Bir mesaj, Hitler’in, Mussolini’nin ve Abdülhamit’in ruhlarının “mevlüthan takımı” gibi bazı bedenlerde ete kemiğe büründüğünü söylüyordu.

Evet, beğenmediği sesleri susturmakta bu kadar pervasız olabilen bir iktidar, herhalde demokrasinin yüz akı kişilikleri hatırlatacak değildir.

İktidar ayağına ateş etmiştir.

Tayyip Erdoğan “tramvay”dan herhalde erken kazayla indi!

Onun Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini savunanlar, inandırıcı olmak için zahmete girmeyeceklerdir artık.

Tayyip Erdoğan veya işaret edeceği kişinin Çankaya’ya çıkması neden rejim için, toplumsal barış için tehlike yaratır, cevabı ortada!

Muhalif sesleri susturmak için Maliye’yi bir medya kuruluşunun üstüne gönderen, yani devlet gücünü siyasi menfaatleri doğrultusunda kötüye kullanan bir iktidar anlayışı, cumhurbaşkanlığı yetkilerini ele geçirdiği takdirde neler yapmaz?

Bu muhakemeyi iş işten geçmeden yapmak zorundayız.

Maskeleri düşüren Kanaltürk operasyonu halkın uyanışına katkıda bulunursa teselli bulacağız.

Çünkü bu şer hayırlara vesile olabilir!

*****

Siyasi televole şovu...
AKP’nin Meclis grup toplantısında gördüğümüz “tribün şovu”nu dileriz başka partiler beğenip taklit etmez.

Ve dileriz AKP de tekrarına heves etmez.

O ne rezaletti öyle?

Meclis balkonlarını futbol sahalarının seyirci tribünlerine çevirmek, hangi iyiliğe hizmet edecek, coşkulu kalabalıkları oraya tıkıp bağırtmak neyi ispat edecektir?

İki-üç yüz kişiyi bir yere taşıyıp slogan attırmak marifet değil.

AKP yönetimi TV’ler için siyasi televole üretmeye kalktı ise bunda başarılı olduğunu zannetmesin.

Belki farkında değiller ama dünkü şov, şu gerçeğin dolaylı itirafı oldu:

İktidar tribünlere oynuyor!

DİĞER YENİ YAZILAR