Küresel ekonominin pusulası Financial Times AKP iktidarına yararlı uyarılarda bulundu dün.
CHP bu kafayla giderse AKP’nin daha yıllarca iktidarda kalacağını kaydeden gazete, muhalefetin doğru politikalar önerme yeteneğine sahip bulunmadığını gördüğünden olmalı bu görevi üstüne almış!
Financial Times enerji yatırımlarının Türkiye’deki büyüme temposunun gerisinde kalmasından doğacak sıkıntılara dikkati çektikten sonra dış ticaret ve sosyal güvenlik açıklarındaki hızlı ve sürekli artışa karşı uyarıda bulunuyor.
Yüksek işsizlik ciddi bir sorun. Gazete yüksek faiz politikasının dışardan sıcak parayı çektiğini ama bunun yatırım ve istihdam artışına yaramadığını belirtiyor.
Peki ne işe yarıyor dışardan gelen dolarlar?
Geçen gün eski Merkez Bankası Başkanı Yaman Törüner, Yeditepe Üniversitesi öğretim görevlisi E. Cemil Tarhan’ın yaptığı çalışmaya dayanarak bu merak uyandıran soruyu cevaplıyordu:
İktidar borç yönetiminde basiretle hareket edememiştir.
“AKP’nin hikâyesi” başlığını taşıyan çalışmaya göre iktidar önce pahalı iç borcu kapatacak yerde tersini yaptı. Yüksek faizle içerde borçlanıp düşük faizli dış borcu kapattı.
Yabancı bankaların özel sektöre verdiği krediler 28 milyar dolardan 78 milyar dolara çıktı ama özel sektör bu kaynağı yatırımlar için kullanmadı. Ne yaptı?
Dışardan yaklaşık yüzde 2,5 faizle aldığı kredileri TL’ye çevirip yüzde 17,6 faizle devlete sattı.
Bu sayede döviz bollaştı, kurlar tepetakla oldu, ucuz ithalât enflasyonu aşağıda tuttu ama devletin dış borç yerine iç borç alma tercihi, sadece faizden 4 yılda 60 milyar dolar zarar doğurdu.
AKP’ye parlak bir zafer kazandıran seçimin sonuçlarından ideo-lojik mesajlar çıkaranların sevinç çığlıkları ortalığı kaplamıştır ama objektif değerlendirme farklıdır:
Siyasetten ziyade ekonomik şartların belirleyici olduğu bir seçim yaşadık.
AKP’ye seçim zaferi getiren şartları sürdürecek kaynağı bulmanın imkânları gitgide daralmaktadır.
Marifet gösterme dönemi şimdi başlıyor!
Ümit dünyası
MHP Abdullah Gül’e Çankaya yolunu açtı.
Devlet Bahçeli, oylarını vermeseler de 367 engelini kaldıracaklarını ilân etti.
Tercihleri doğrudur; demokratik siyaset meclisten kaçarak yapılamaz.
Tabii Gül ailesi pek çok soru işareti üretecektir. Meselâ Bayan Gül türban yüzünden Türkiye’yi AİHM’ye dava etmiş biridir.
Kızları dört yıl peruk takarak gittiği üniversitenin diploma töreninde türban şovu yapmış, bu gösteriyi belki babasının siyasi hedefine yarayacağı inancıyla gerçekleştirmiştir.
Ama bu itirazların artık hükmü kalmamıştır. Çünkü 22 Temmuz sonuçları kaderimizi iktidar kadrolarının namusuna emanet ediyor.
Başbakan, Milli Görüşçülerden epey arındırdığı AKP’yi “toplumsal merkez” diye konumlandırdı. Gül seçimin “laik-İslâmcı” ayrımını yok ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı seçildiği takdirde “.. laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağına” namus ve şerefi üzerine yemin edecek.
Herhalde çok şey değişecek!

