Eşine dayak atması ile gündeme gelen AKP Milletvekili Halil Örün şu lâfları söyledi mi, söylemedi mi?
"Siyaset maalesef pis bir yolculuk. Yani dalavere, her türlü entrikanın döndüğü bir yer.. Malı götüren o kadar çok sayıda insan var ki o tepedeki adamın çevresinde..."
AKP din sömürüsü üstüne siyaset yapan bir parti. Halil Ürün'ün AKP'yi karıştıran sözleri de, parti tabanının özellikle Milli Görüşçü kesimine hitap eden Vakit Gazetesi'nde çıktı.
Yani "Partimize tuzak kurmaya çalışan muhaliflerin saptırması" türünden bir baskın çıkma hamlesine elverişli bir durum bulunmuyor ortada.
O zaman ne yapmalı?
İtiraftan sonra inkâr..
Dün işin icabı yapılmış. AKP Meclis Grup Başkanvekili Kapusuz'un Halil Ürün'ü aradığı, icap eden şeylerin kendisine söylendiği anlaşılıyor. Şundan belli:
Konya Milletvekili Ürün, partinin zirvesine kar yağdıran iddialarını, aynı yazarın (Serdar Arseven) sütununda yalayıp yutması için ikna edilmiş.
Gazeteci Arseven'i dün sabah telefonla arayarak şunu söylemiş:
"Tepedeki adam sözüyle herhangi birini kastetmedim. Hızlı konuşma temposu içinde böyle bir ifade kullandım, istismar edildi!
Eğer "istismar edildi" değerlendirmesi "Sözlerimi gereğinden fazla önemseyerek hata yaptınız" anlamına geliyorsa diyecek bir şey yok. Önemli adam saymayız bundan sonra, olur biter.
Ama sorun o kadar basit değil. Halil Ürün aslında herkesin bildiği şeyleri söyledi. "Yalanlama yap" emrine boyun eğerken şimdi herkesin bildiği şeyleri inkâr ediyor.
Ne demek istiyor?
Tepedeki adamın Tayyip Erdoğan olmadığını mı, yoksa çevresinde malı götüren bir takımın bulunmadığını mı?
İkna için tek yol var
Bir milletvekili için "tepedeki adam" elbette partisinin Başbakan koltuğunda oturan lideridir.
Siyasetin pis bir yolculuk olduğu ve liderin çevresine üşüşen "çakal" tiplerin her dönemde malı götürdükleri fikri ve "din, iman, vicdan" diye gelenlerin bu yolda daha bile baskın çıktıkları, toplum idrakinin kesinleşmiş hükmüdür.
Yani Halil Ürün'ün tekzibi işe yaramayacaktır. AKP içinden yükselen ses bir itiraftır. Hiçbir baskı bu gerçeği değiştiremez.
Bundan sonra halkı ancak bir tek şey ikna edebilir:
Milletvekilleri ile bakanları dokunulmaz kılan ayıplı Anayasa maddelerini kaldırılacak yüreği ve ahlâki özgüveni göstermek.
Aksi halde "Tepedeki adamın çevresi" denilemez malı götürenlere...
"Tepedeki adamın adamları" demek gerekir!
Malı götürenler!
Eşine dayak atması ile gündeme gelen AKP Milletvekili Halil Örün şu lâfları söyledi mi, söylemedi mi?
Haberin Devamı

