E etkili ve hızlı çalışan bir halkla ilişkiler organizasyonuna sahip olması AKP’nin büyük şansıdır.
Tartışmalarda rakiplerine sağladığı üstünlük biraz bundan geliyor.
Bu takımın kaptanlığını doğrudan Başbakan yapıyor.
Halkın oyunu etkileyecek bir tartışma başladığı zaman gün geliyor üç-dört yerde konuşma yapıyor.
Bu konuşmalar, partinin propaganda makinesi tarafından işleniyor, yayılıyor ve kafalara kazınıyor.
Son dönemin tavan yapan konusu Başbakan’ın İsviçre bankalarında 8 adet gizli hesabı bulunduğuna dair WikiLeaks belgeleriydi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın bu iddianın yarattığı gölgeden kurtulması gerektiğine dair bir çağrı yapacak oldu kıyamet koptu. AKP’nin muazzam korosu dünyayı ayağa kaldırdı.
Başbakan Erdoğan’ın Amerikalı diplomatları dedikodu, magazin ve iftiralardan oluşan yazışmalar yapmakla suçlayan değerlendirmesi ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Crowley tarafından cevaplandı:
“Diplomatlarımız yaşanan gelişmelerle ilgili samimi ve dürüst değerlendirmelerini sunarlar.”
Kamu vicdanı etkilendi...
Kamuoyunun bu meseleyle ilgili şüpheleri giderilmeden öğrenci protestoları, polisin gençlere yönelik şiddet uygulamaları ve yumurtalı eylemler gündeme geldi.
Propaganda makinesi yine tam gaz faaliyete geçti. Olaylar Ergenekon’a bağlandı, bu yetmeyince gençlerin arkasında medya ve muhalefetin bulunduğu iddiası üretildi.
Fakat işin içinden çıkmanın eskisi kadar kolay olmayacağı görülüyor.
Gösteri yapan gençlerin, iktidar çevreleri tarafından giydirilmek istenen anarşist elbisesine girmemeyi başarması, hamile bir göstericiye çocuğunu düşürten, bir başkasının gözetim altında burnunu kıran polis şiddetinin kolay unutulmayacak görüntüleri hesapları bozmuştur.
AKP’nin propaganda korosundan bile çatlak sesler çıkmaya başlamıştır.
Dün belki de bundan dolayı Başbakan Erdoğan tekrar İsviçre’deki gizli banka hesaplarına dönük iddiaları tartışma gündeminin üst sıralarına yükseltmeye çalışmıştır.
Şener’e niye itiraz yok?
Partisinin il başkanları toplantısında Erdoğan, CHP liderinin kendisinden İsviçre’de parası, banka hesabı bulunmadığına dair belge istediğini öne sürerek “Olmayan şeyin hiçbir zaman delili olmaz ki” diye bağırdı.
Kılıçdaroğlu’nun “iftirayı bile yabancı diplomatlardan ödünç” aldığını iddia etti.
Bilen biliyor; İsviçre’deki gizli banka hesaplarının açığa çıkması, balığın kavağa çıkması kadar zor, hatta imkânsız bir olaydır.
O nedenle tartışma bu meseleye aydınlık getirmiyor.
Bir kesim kanıt görmese de iddiaya inanıyor, bir kesim ise Başbakan’a iftira edildiğinden emin bulunuyor.
Burada asıl önemli soru, belgelerin “yolsuzluklar istifa ettirdi” dediği eski AKP hükümetinin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener üstünde düğümleniyor.
Şener Amerikan belgelerini doğruladığı gibi “O dönemde bunları partide ve hükümette konuşmayan ve duymayan yoktu” diyor.
CHP liderinden kat kat ağır suçlamalar getiriyor ama kimse ona yan bakamıyor, dil uzatamıyor.
Muhalefet bu zaafı değerlendirecektir.
Durum, yolsuzlukların çok konuşulacağı ve muhalefetin sesinin daha çok çıkacağı bir dönemin açılacağını gösteriyor.
Çünkü AKP’nin propaganda makinesi yorulmuştur ve inandırıcı olmakta artık zorlanmaktadır!
Makine yoruldu!
Haberin Devamı

