Hani çözdükçe dolaşan düğümler vardır Ergenekon ona mı benzeyecek?
İstanbul C. Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, iddianame hakkında dün kalabalık bir medya ordusuna, çok da bilinmedik olmayan bilgiler verdi.
Bu benzersiz gösteri niçin gerekti merak ve tartışma konusu oldu.
Başsavcı Engin’in “Bu terör sizin bildiğiniz terör değil” sözleri de kafaları karıştırdı.
Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Başsavcı’nın sözlerini “Kendilerinin de bu konuda yeterli bir tatmin içinde olmadıklarını gösteriyor” diye açıkladı.
Peki kurallara ve hukuka uygun olmadığı öne sürülen bu açıklamayı Başsavcı niçin gerekli gördü?
Niçin sakladılar?
Soruyu İstanbul Barosu’nun eski başkanlarından Turgut Kazan cevapladı. Kazan’a göre Başsavcı Engin “Soruşturmanın daha kötü bir yere gitmesini önlemek için” devreye girmek ihtiyacı duymuştur.
Bir önemli soru da şudur: İddianame Danıştay saldırısı ile Cumhuriyet Gazetesi’ne bomba atılması olaylarını da kapsıyor ve Ergenekon’a yüklüyor.
Bu iki olayın yargı süreçleri ayrı mahkemelerde devam ediyor. Danıştay saldırısının bireysel bir suç olduğu mahkeme kararı ile belirlendi. Ergenekon’u soruşturan savcılar, Danıştay saldırısının örgüt suçu olduğunu biliyorlardı da bunu mahkemeden niçin sakladılar?
Yoksa Ergenekon’u terör örgütüne dayalı bir dava haline getirmek için böyle bir sahiplenme gerekli mi görüldü?
Ya Özkök’ün çağrısı?
Gerçekten de halkı hükümete karşı kalkışmaya teşvik gibi suç tarifleri, halkın muhalefet amacıyla demokratik eylem hakkına kısıtlama getirebilir.
Öyle bir durumda cumhuriyet mitingleri, Genelkurmay’ın 27 Nisan açıklaması da suça teşvik sayılabilir. Hatta Danıştay saldırısını izleyen cenaze töreninde hükümete yönelik protestolar nedeniyle o günün Genelkurmay Başkanı Özkök’ün yaptığı değerlendirme haydi haydi...
Hilmi Özkök o gün saldırının “tamamen gerici bir terörist eylem” olduğunu, eylemi ve onu yaratan zihniyeti kınadıklarını belirttikten sonra sözü hükümete yönelik tepkilere getirerek şu çağrıda bulunmuştu:
“Gösterilen reaksiyon, halkın duyarlılığı, hakikaten takdire şayan. Ancak bu bir tek güne, bir tek olaya reaksiyon olarak kalmamalı. Daimilik kazanmalı...”
Ne olacak şimdi Özkök de bir sabah ansızın kapısının çalınmasını mı beklesin?
Abartı yok mu?
İddianamede adları gizli tutulduğu için numaralanmış 20 kadar gizli tanığın varlığından söz ediliyor. Kaçı pişman olmuş suçludur, kaçı köstebektir, kaçı kışkırtıcı ajan? Umarız abartılmış bir rakamdır.
CHP sözcüsü Hakkı Süha Okay, böyle önemli bir soruşturmada gizli tanığa yer olmayacağını, aksi halde bir komplonun varlığına dair kafalarda oluşmuş şüphenin onaylanacağını savundu. Haklıdır.
Dava mahkemenin kontroluna girene kadar çok şaşırtıcı haberler izlemeye devam edeceğiz.
Sakin olun ve her duyduğunuza inanmayın!
Mahkemeyi bekleyin
Haberin Devamı

