Mahkeme güvencesi

Haberin Devamı

Dünkü grup konuşmalarını izlerken arızanın nereden çıktığını fark eder gibi oldum.

Doğru, samimi ve ilkeli konuşmalar iyi niyetli muhataplar bulduğu zaman gereken etkiyi yapabilir.

Burada anahtar “iyi niyetli muhataplar”dır.

Siyaset bizde ihtiras, kin, intikam duyguları ile yapışık ikizler gibi beraber hareket ediyor.

Başbakan’ın yanlışı, iyi niyetli muhatapların değerini bilmemek oluyor. Bu yanlışa düşmese muhalefet cephesine mensup müttefikler edinme şansı bulabilir, konuşmaları sorun çözen ittifaklara kapı açabilirdi.

Siyasi havayı gergin tutmak uğruna bütün bu iyilik ve yardımlaşma imkânları ziyan oldu.

Başbakan dün parti grubu kürsüsünden yine zehir zemberek suçlamalar yapıyordu.

Tahrik ve tehdit

MİT’in TIR’larına yönelik operasyonu devlet içine sızmış çetenin “El Kaide ile Türkiye arasında bir bağlantı varmış algısı oluşturmak” amacıyla düzenlediğini söyledi.

Bu olayın sanıkları önce tutuklandı sonra bırakıldı.

Başbakan “Haklarında güçlü deliller bulunan zanlıların serbest bırakılması gerçekten düşündürücüdür” dedi.

Eğer emir dinleyen mahkemelerin varlığını kazanç sayarsanız farklı düşünen hâkim ve savcıların varlığını kabul etmeye de mecbur kalırsınız.

Başbakan’ın şu sözleri de tehlike içeriyor:

Önce “Tek kalsak da bu ülkenin çıkarlarını hukuka inanmış yargı mensuplarıyla savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Ardından “HSYK’nın hukuk cinayetleri karşısında daha ne kadar sessiz ve tepkisiz kalacağını” sordu.

En sağlam güvence

Bu tepkisizliği “vatana ihanet” diye adlandırdıktan sonra bunlarla işbirliği yapanların bedel ödeyeceklerini eklemeyi ihmal etmedi.

Bu sözler de yargı üstünde bir baskı bir tehdit değil mi?

İktidar gücünü oluşturan ne varsa her şey “hukukun üstünlüğüne saygı ve bağlılık”tan sonra gelmelidir.

Bu konuda düne kadar şüpheler besleyen insanlar, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iki iptal kararından sonra kendilerini daha güvenli hissetmeye başlamışlardır.

Hukukun üstünlüğü ilkesine adanmış bir Anayasa Mahkemesi ülkenin güvencesidir.

Başka amacı olmadığını ispatlamış bir mahkeme, yalnız ülke için değil, siyasi iktidar için de sigortadır.

Anayasa Mahkemesi bugünkü güvenilirliği örneğin bir yıl önce kazanmış olsaydı, demokrasi için kâbus senaryosuna benzeyen MİT Kanunu Meclis’te olmazdı.

Şükretmeli ki şimdi Meclis’ten geçse de Anayasa Mahkemesi’nden geri dönme imkânı ve ihtimali var.

DİĞER YENİ YAZILAR