Seçimi AKP’nin kazanmasını dileyenler arasında bile endişe duyan çok kişi var.
Başbakan Erdoğan ülkeye de kendine de zarar verecek derecede yakıcı bir iktidar tutkusuna kapılmış durumdadır çünkü.
“Sana dar gelmeyecek koltukları kimler yapsın?” diyenler haksız değil; hiçbir koltuğa sığacak gibi görünmüyor.
Bu görüntü de aklı başında insanları korkutuyor.
Ama toplumun savunma içgüdüsü hemen harekete geçiyor, insanları ümitsizliğin pençesinden geri alıyor.
Deniz Baykal geçen gün “Hiçbir seçim tam öngörülebilir değildir. Bu seçimlerden bir sürpriz sonuç çıkabilir” diyordu.
Temenni ağırlığı taşıyan bu yoruma dün Kılıçdaroğlu da destek verdi, CHP’nin sıfır çektiği Siirt ve Muş’ta bu kez milletvekili çıkarmayı beklediğini söyledi.
Bu umudun psikolojik tabanı sanıyorum, halkın büyüklük taslayan siyasetçilere dönük olumsuz duygularından besleniyor.
Padişahlarına cuma selâmlığında “Gururlanma padişahım senden büyük Allah var” diye ayar çeken geleneğin varisi olan bu halk Tayyip Erdoğan’ı eskisi kadar beğeniyor olamaz.
Erdoğan girdiği bütün seçimleri kazandı. Çünkü hepsi mağdur olarak veya mağdur rolü oynayarak girdiği seçimlerdi.
İlk kez mağrur olarak seçime giriyor. Bütün mitinglerinin ardında manevi yıkıntılar bırakıyor. Kendisi mağdur üretiyor.
Bedeli ne olur bunun?
Konuştuğum siyaset bilimciler ve araştırmacılar “etkisi olur ama sırayı değiştirmez” dediler.
Çünkü partiler arasında kapanması imkânsız farklar bulunuyor.
Bir de halkımızın algılama hızı ile ilgili engel var.
Tayyip Erdoğan’daki değişimi kavrayıp tepkiye dönüştürmek için bir ay bize yetmez!
Yanlış mesaj
Federasyon, Bursaspor Beşiktaş maçı öncesi çıkan olaylarla ilgili kararını açıkladı.
Bursa’ya ağır cezalar verdi.
Sporda şiddeti önlemeye dönük tedbirlerin yeterli olmadığını kanıtlayan tecrübe dileriz yönetenleri uyandırır.
Yeni bir çalışmaya mutlak anlamda ihtiyaç var.
Çünkü cezayı suçluya veremiyorsanız suçun önüne geçmeniz mümkün değildir.
Başbakan Yardımcısı Arınç’ın dün dediği gibi şiddet olayları stat dışında yaşanmıştır ve Bursaspor kulübünün de futbolcuların da hiçbir günahı yoktur. Buna rağmen ceza onlara kesilmiştir.
Bu nedenle ibret etkisi yaratamayacaktır.
Bursa’da devlet düzeni koruyamamıştır. Bursa’nın kulübü de, sporseveri de mağdur olduğu halde bir de cezaya çarptırılmıştır.
Devlet bu ceza ile ne demek istiyor?
“Ey vatandaş; hak ve özgürlüğüne saldıranlara boyun eğme. Polisin gücü yetmeyebilir, kazmanı, küreğini, bıçağını kap, sokakları eşkıyadan kendin temizle!..”
İstenen bu mu? Değil ama çıkan mesaj bu!

