Maliye Bakanı iktidarın yumuşak karnı oldu. Belli ki muhalefet sürekli olarak aynı noktaya vuracak!
CHP ikinci gensoruda da Unakıtan'ı indiremedi. Ama zaten böyle bir sonuç alınamayacağını herkes biliyordu. Meclisteki sandalye paylaşımı, böyle bir hayalin kurulmasına bile izin vermiyor.
Gensoru aleti Kemal Unakıtan'ı koltuğundan indirmek için değil, AKP iktidarı tarafından daha çok sahiplenilmesin! sağlamak kastıyla kullanılmıştır.
Dünkü meclis görüşmelerinde bu niyet iyice açığa çıkti. iktidar da bu tuzağa göz göre göre düştü.
Unakıtan koltuğuna zaten defolu oturmuştu. Üstüne atili suçlardan yargıya hesap verme borcunu milletvekili dokunulmazlığı sayesinde ödemeyen Unakıtan, Ofer ilişkisi ve oğlunun ticari yükselişinden kaynaklanan şüpheler nedeniyle sürekli gündemdeydi.
Şu an kamuoyunda sempatisini kaybetmiş bir konumdadır. Muhalefet ikinci gensoru ile bakan hakkında oluşmuş şüpheleri hükme dönüştürmek istemiştir.
Çünkü bu hedef kolaylaşmış durumda.
AKP'nin kendi milletvekilleri dahi huzur içinde değiller. Önceki gün AKP'nin meclis grubunda Sinop Milletvekili Cahit Can, Başbakan'ı "Ne biçim konuşuyorsun?" diye yerinden zıplatan şeyler söyledi.
Partide yolsuzluğa karışanların arttığını öne sürerek "İki yıldır hiçbir tedbir alınmıyor. Biz Yaşar Topçu'yu Yüce Divan'a göndermişiz, bizimkiler onlardan daha beter" dedi.
Başbakan Erdoğan'a göre böyle şüpheler üretmek "CHP'nin oyununa gelmek"tir.
Bizce yanılıyor. CHP asıl, Maliye Bakanı'nı AKP'nin sahiplenmesini tahrik etme oyunu oynuyor. Bu noktadan yola çıkıldığı zaman asıl Başbakan'ın CHP'nin oyununa geldiği söylenebilir.
Çünkü Erdoğan, Kemal Unakıtan'ı sahiplenirken açıkça dürüstlüğüne kefil olduğunu gösteren şeyler söylemedi, "Muhalefet istedi diye bakanımı feda etmem" dedi. Bu güçlü ve etkileyici bir savunma değildir.
İktidar dünkü gensoruyu püskürttü ama AKP'yi iktidara getiren temizlik iddiası da önemli zayiata uğradı.
Kemal Unakıtan artık muhalefete çalışacaktır!
Var mı anlamayan?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi "Artık bana türban davası getirmeyin" mesajı verdi dün.
Bazı öğrencilerle bir üniversite öğretim üyesinin başvurularını değerlendiren mahkeme, başvuruları daha kabul aşamasında reddetti. Çünkü artık yeteri kadar içtihat oluşmuştur.
Yüksek mahkemenin kararında, Başbakanımızı çok kızdıran ve "Ulemaya sormalıydılar" dedirten Leylâ Şahin kararının adeta tekrarı okunuyor ve Türkiye'de laikliğin önemine vurgu yapılıyor.
Doğrudur; laiklik Türkiye için daha gerekli bir sigortadır. Çünkü dine dayalı rejim kurma iddiaları Batı toplumlarında çoktan tarihe karışmıştır ama Müslüman bir toplumda hâlâ güncel bir tehdittir.
Başbakan'a uyup ulemaya sorsalar, eminiz onlar da bu gerçeği inkâr etmezdi!
Maden buldular!
Maliye Bakanı iktidarın yumuşak karnı oldu. Belli ki muhalefet sürekli olarak aynı noktaya vuracak! CHP ikinci gensoruda da Unakıtan'ı indiremedi. Ama zaten böyle bir sonuç alınamayacağını herkes biliyordu. Meclisteki sandalye paylaşımı, böyle bir hayalin kurulmasına bile izin vermiyor
Haberin Devamı

