Macera...

Haberin Devamı

Kareler birer ikişer doluyor, bulmaca çözülüyor!

İktidarın bir numaralı derdi ne terör, ne yoksulluk, ne yolsuzlukla mücadeledir. Varsa yoksa türban yasağını kaldırmak...

Hedefe yönelik en kritik mevzi ele geçirilmiş, YÖK Başkanlığı’na türbanı savunan, yasak kalkarsa üniversitede türban takanların azalacağını, türban takmayanlar üstünde çevre baskısı olmayacağını iddia eden bir “zamane muhafakazârı” getirilmiştir.

AKP türban yasağını yeni anayasa ile çözmeyi tasarlamıştı. Herhalde uyardılar: Demokratik hukuk devletinde bir içtihadı kaldıracak kanun yapılmaz. O içtihadı ancak başka bir mahkeme kararı değiştirebilir.

Dikkat ettiyseniz taktik değişikliğinin ilk işareti AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Fırat’tan geldi. Fırat, plâğı değiştirdi ve anayasaya türban yasağı ile ilgili madde koymanın söz konusu olmadığını söyledi.

Sonra ne oldu?

Sonra YÖK’ün başına getirilen türban dostu Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın vaat ettiği özgürlük cenneti üniversiteler hayali gündemi kapladı.

“Yasaklar kalkmalı” sloganı hangi yasakları içeriyor?

YÖK Başkanı buna bir şey demiyor. Türban yasağının Teziç YÖK’ünün dayatması olduğu yalanına kanmış saf vatandaşlar gibi o da inandırılmış olabilir mi?

Bu yasağın YÖK’le ilgisi olmayan, AİHM’nin denetiminden geçmiş bir Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu bilmiyor mu?

“Üniversiteleri serbest kurumlar haline getirirsek türban sorunu katsayı sorunu gibi sorunlar kendiliğinden hallolacaktır” dediğine göre bilmiyor.

Veya biliyor, taktik yapıyor.

Bu ihtimali destekleyen bir haber geldi dün. TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı AKP milletvekili Mehmet Sağlam, türban yasağı sorununu “yasa ve anayasa değişikliğine gerek bırakmadan” çözecek dâhice bir buluş yaptı ve gazetecilere açıkladı:

Çözüme dikkat!

“Rektörler yasağı uygulamazsa sorun da çözülür!”

Kanunlara ve mahkeme kararlarına uymamak bir iktidar icraatı olamaz.

Anayasa’nın 138. maddesi “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” diye yazıyor.

Yeni YÖK takımı, türban aşkına anayasayı çiğnemeyi göze alan fedailer mi bulup oturtacak rektörlük koltuklarına?

Yoksa dinci medya ilk mahalle baskısını mevcut rektörlere mi uygulayacaklar?

Türbanla ilgili bu yol haritası maceracılıktır.

Hukuku dolanmak veya yok saymak sadece iktidarlara bedel ödetse haydi “ne haliniz varsa görün” diyelim. Ama bu yol ülkeyi uçuruma götürür.

Değil yüzde 46, yüzde 90 oyla gelenlerin bile böylesine kelle koltukta maceralara atılmaya hakkı olamaz!


DİĞER YENİ YAZILAR