AKP'nin tek başına iktidara gelişi, yıllardır süren istikrar özlemlerinin gerçekleşmesi sayılmıştı.
Erken mi sevinmişiz?
AKP'nin bir koalisyon olduğunu, çağdaşlaşma yolundaki ilk kritik dönemeçte karmakarışık hale geleceğini tahmin edenler keşke haksız çıksalardı.
Tarikatların baskı ve tahrikleri ile zinayı TCK'ya sokmak isteyen partideki Milli Görüş kalıntıları kazan kaldırınca iktidar tasarıyı son anda geri çekti.
Bu kötü sürprize piyasalar hemen tepki verdi, borsa düşerken faizler ve dolar yükseldi.
AB Komisyonu Sözcüsü Filori, yasanın 6 Ekim'e kadar çıkmaması halinde, bunun Türkiye raporunu kötü etkileyeceğini söyledi.
Kötülüğün ayrıntısını da Türkiye-AB Karma Komisyonu Başkanı Laagendijk açıkladı:
"Bu tartışmalar Aralık'taki zirvenin kararını etkiler. Büyük ihtimalle komisyonun Türkiye'yi istemeyen üyeleri zina tartışmalarını gerekçe göstererek müzakerelerin en az bir yıl ertelenmesini, bu sürede Türkiye'nin gözlenmesini isteyeceklerdir."
İmaj yerle bir..
Lagendijk TCK'nın askıya alınmasını Türkiye'deki AB karşıtlarının zaferi olarak görüyor.
Mecliste ezici çoğunluğa sahip iktidarın, bu gerici şantaja neden boyun eğdiğine kimse akıl erdiremiyor.
Brüksel'deki arkadaşımız Duygu Leloğlu'na, adının gizli tutulmasını isteyen bir AB Komisyonu yetkilisinin şu sözleri, yaşanan şaşkınlığı dramatik biçimde ortaya koyuyor:
"İlerleme raporuna birkaç hafta kala niye ayağınıza ateş ediyorsunuz?"
Aynı yetkilinin şu benzetmesi de, Türkiye imajına verdikleri zararı algılayıp uyanmaları için iktidar sorumlularına ibret olmalı:
"Türkiye'nin şu andaki durumu, ortaçağ Avrupası'nda kilise egemenliğinin hüküm sürdüğü engizisyon dönemine benziyor!"
CHP lideri Baykal, TCK'nin meclis tatile sokulmadan geçirilmesini sağlayacak işbirliğine hazır oldukları çağrısı yaptı. Fakat Başbakan Erdoğan'ın, parti içindeki kalkışmanın yatışmasını beklemek ve AB'den gelecek tepkileri görmek istediği anlaşılıyor.
Deprem partisi
Peki zinanın yasaya monte edilmesi ihtimali hâlâ mevcut mu?
Buna Genel Başkan Yardımcısı Fırat şu cevabı verdi: "Yarın deprem olacak mı, olmayacak mı gibi bir soru soruyorsunuz bana. Bunu bilemem.."
AKP yönetimi kendini fay hatları harekete geçmiş bir zeminde hissediyor. Başbakan dün bu hareketi yatıştırmak amacıyla AB'ye ve tabii yine medyaya attı tuttu.
Türkiye'nin büyük menfaatlerini savunma kararlılığı göstererek AB sürecini tehlikeye sokmayacağını söyleyecek yerde popülist söylemlere başvurması, acaba "istemezük" diye kalkışanlara daha büyük cüret kazandırmayacak mı; bunu hesap etmedi.
Türkiye, cumhuriyetten sonraki en büyük medeniyet projesini gerçekleştirmenin eşiğinde gerici bir komplo ile karşılaşmıştır.
Krizi aşmak için lider gerekiyor.
Dileğimiz, Başbakan Erdoğan'ın "O lider benim" diyebileceği cesaret ve basireti göstermesi ve Türkiye'yi hedefine götürmesidir!
Liderlik sınavı
AKP'nin tek başına iktidara gelişi, yıllardır süren istikrar özlemlerinin gerçekleşmesi sayılmıştı
Haberin Devamı

