Genel seçime sadece yedi ay kaldı ama CHP’de hâlâ hizipler birbirini yiyor!
Kılıçdaroğlu’nun umut haline getireceği iddiasıyla başına geçtiği bu köklü parti millete bıkkınlık veren hastalıklarından kurtulamayacak mı?
Dün AKP yöneticileri Başbakan Erdoğan’ın katıldığı uzun bir toplantıda genel seçimin 12 Haziran’da yapılmasını prensip olarak kabul edip hazırlıkları tartışırken CHP’de hizipler “Tüzük bunalımı kurultayla mı, kurultaysız mı aşılsın” kavgası yapıyorlardı.
AKP iktidarının elinde rejimin rayından çıktığını, laik cumhuriyetin kurtarılması için önümüzdeki seçimin belki son şanslardan biri olacağını ana muhalefet bağıra çağıra ilân ediyor.
Ya inandıkları şeyi söylemiyorlar ya da tehlikenin kendilerinden talep ettiği ciddiyet ve sorumluluğu gösteremiyorlar.
Halk despot liderlerden bıktı. Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu resim ve yaklaşım sempatik bir fark yaratmış, CHP’nin şansını yükseltmiştir. Ama şarta bağlı...
Rehin lider olmaz
Bugün Parti Meclisi’nde geleceği belirleyecek olan bir sınav yaşanacaktır.
Kılıçdaroğlu Genel Sekreter Önder Sav’ın dümen suyunda görüntüsünü yıkmadığı takdirde Ankara’daki arkadaşımız Bilal Çetin’in dediği gibi belki Genel Başkan olarak kalabilir ama rejimin kötü kaderini değiştirecek bir lider görüntüsü ve güvenini asla kazanamaz.
Kılıçdaroğlu tüzüğün kendisine verdiği yetkileri kullanıp yardımcılarını özgürce seçmeli, bu seçimi hizipler arasında adaletli davranmak kaygısı ile değil seçimde en yüksek başarıyı gözeterek yapmalıdır.
Örgüt Önder Sav’ın elinden alınmalıdır. Kılıçdaroğlu rehin görüntüsünden kurtarılmalıdır.
Gelecek, CHP’de herkesten fedakârlık ve çaba bekliyor.
Kibrin, bencilliğin, küçük hesapların yeri yoktur.
Kemal Derviş’e partide yer bulamadığı, ondan yararlanamadığı için Deniz Baykal’ı eleştirmiştik. Aynı sınav şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’nun önündedir.
Derviş ve Baykal
Kılıçdaroğlu, halka sempatik gelen tevazuu ile farklı ve çağdaş bir lider portresi çizebilir.
Derviş hem ekonomi, hem sosyal sorumluluk alanlarında dünyanın en birikimli uzmanlarından biri. Kılıçdaroğlu on yıl önce Türkiye’yi krizden çıkaran Derviş’ten büyüme hamleleri temelinde yeni bir plan hazırlamasını isteyebilir.
Benzer bir daveti Deniz Baykal’a yapabilir.
Baykal “Seçimde Kılıçdaroğlu başarısız olsun da yine bana gelsinler” diyecek adam mı?
Değilse bile sahip olduğu birikimle bir kenarda oturmaya mahkûm edilirse böyle bir izlenim ister istemez doğacaktır.
Lider, sahip olduğu bütün güçleri tam verimle hedefe yönelten, peşine takılan insanlara doğru şeyler yaptıran adamdır.
Kılıçdaroğlu yetkilerini sonuna kadar cesaretle kullanmalı, başarıyı hiçbir insani zaaf yüzünden riske sokmayacağını göstermelidir.
Gücünü bugün kanıtlamalıdır.
Lider sınavı
Haberin Devamı

