AKP iktidarı imam hatiplerle ilgili tasarıyı, askerlerin çağrısına uyarak geri çekecek mi? Yarın ne olur bilinmez ama şu andaki eğilim "Hayır, geri adım atmayalım.."
Derinine inmeden bakan, gerekçeye hak verebilir: "Geri adım atarsak bunu tabanımıza ve meclis grubumuza anlatamayız." Partinin karar organı yarın onaylarsa tasarı bu hafta meclis gündemine alınacaktır.
Bu yasa sistemdeki yanlışları düzeltme amacına hizmet edecek mi? Hayır, tam tersine eğitimdeki çarpıklıkları derinleştirecek. Niyet, imam hatiplere üniversite yolunu açmak, böylelikle bu okulların cazibesini ve öğrenci sayısını arttırmaktır.
Bu endişeler haklı mı; Türkiye bunları kavga ermeden tartışabilir. Kim ne derse desin Genelkurmay açıklamasının toplumda algılanış biçimi, Türkiye'nin demokratik tartışma kabiliyetini geliştirdiğini gösteriyor.
Eskiden olsa askerin itirazı "muhtıra" sayılırdı. Oysa şimdi görüş sahibi olduklarına ve bunu toplumla paylaşmaya hakları bulunduğuna dayanan bir genel kabul vardır.
Korkunun sebebi
Demokrasi kültürüne çözüm kabiliyeti kazandıran bu sürece herkes katkıda bulunmalı. En büyük sorumluluk da iktidara düşüyor. Bunun ilk şartı, iktidar gücünün kötüye kullanılmamasıdır. İktidarın laik eğitime alternatif bir dini eğitim düzeni kurma niyetinden endişe edenler hayalet üretmiyor. Korkular geçmişten yansıyor.
Tayyip Erdoğan belediye başkanı iken Kadıköy İmam Hatip Lisesi'ne yaptığı ziyarette "Biz iktidar olduğumuz zaman bütün okullara imam hatip müfredatı vereceğiz" demişti. (16 Eylül 1994)
Başbakan Erbakan RP meclis grubunda 8 yıllık eğitimi anlatırken ayağa kalkıp "Tabanımız bunu hazmetmez" diye itiraz etmiş, "Kabadayılığın lüzumu yok, otur yerine" diyen lideri tarafından azarlanmıştı. (28 Nisan 1997)
Ne kadar değişti?
Tayyip Erdoğan o zaman dini ideoloji haline getiren ve imam hatipleri RP'nin arka bahçesi gören bir partinin mensubu idi. Şimdi ise "değiştim" sözüne inanan halkın iktidara getirdiği bir lideridir. Hem kendisi ve hem de ülke için belirleyici olacak bir sınavla karşı karşıyadır.
Doğruluğuna inandığı bir adıma toplumu ikna etme hakkı vardır ama en az o kadar önemli bir görev ve sorumluluğu da vardır: Cumhuriyetin temel değerleriyle çatıştığını gördüğü anda direnmemek.. Ve Türkiye'yi kavgaya götürmeden yıl sonundaki tarihi AB randevusuna ulaştırmak..
Anayasa Mahkemesi'nden geri döneceği belli bir yasa için sonuna kadar kavga etmek, ancak seçmenine "Ben elimden geleni yaptım" demek uğruna çalkantıları göze alacak zayıf liderlere yakışır. Erdoğan böyle bir rolü kendisine yakıştırmayacaktır. Böyle bir bencilliğin risklerini ülkeye reva görmeyecektir. İnşallah!
Lider sınavı
AKP iktidarı imam hatiplerle ilgili tasarıyı, askerlerin çağrısına uyarak geri çekecek mi? Yarın ne olur bilinmez ama şu andaki eğilim "Hayır, geri adım atmayalım.."
Haberin Devamı

