Lider böyle yaratılmaz!

Haberin Devamı

Baykal acaba Kılıçdaroğlu’nun sabrını taşırmak ve bu yolla işini bitirmek mi istiyor?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun böyle bir tuzağa düşmeyeceğini bileceği için başka sebep aramak lâzım.

Bir numaralı sebep bizce, dönüş şansı varsa Baykal’ın bunu sonuna kadar kullanmak istemesidir.

Ayıplanacağını bile bile...

Başbakan’ın dün Atina’ya giderken söylediği şeyler açıkça şunu gösteriyor:

“Bu şerri hayıra çevirme fırsatı” doğru kullanılamazsa CHP ağır zarar görecek hatayı yapanlar tarihi vebal altına girecektir.

Aşağılık komplonun tertipçisi, işaretini verdiği ikinci kaseti çıkarırsa Baykal’a yönelik acıma duygusunun yerini sebep olduğu zararın öfkesi dolduracaktır.

Erdoğan dün şöyle dedi:

“Mağdurlara oynayanlar var. Kusura bakmasınlar bunu kabul etmeyiz. Eşlerine ihanet edenleri biz mağdur olarak göremeyiz!”

Baykal “sabah acaba hangi kasete uyanacağım” korkusu ile uykusuz kalmaya razı olabilir. Ama Türkiye’nin hangi kıyamete gittiğini gören bir siyasi lider olarak, sadece uçkur konuşulan bir seçimin günahını taşıyabilir mi?

Baykal oynuyor...

Dün Baykal’ın sağlıklı düşünme yeteğini kaybetmiş olabileceğinden endişeye düştüm.

Neymiş; Kılıçdaroğlu’nun adaylığı üstünde “partinin tabanıyla tavanı arasında bir uzlaşmanın olması gerekiyor”muş!.

“Olur” vermesi şart koşulan kadroları oralara Baykal getirdi. Hepsi onun ağzına bakıyor. Oynanan bu oyunun demokrasi olmadığını herkes görmüyor mu?

Bu maskaralığa katlanmak Kılıçdaroğlu’nu da yıpratmayacak mı?

Ayrıca Baykal’a sormak lâzım:

Partinin başına Ecevit böyle mi gelmişti? Kendisi böyle mi geldi?

CHP’nin şu anda yürüdüğü yolun sonu olsa olsa AKP’nin üçüncü seçim zaferine çıkar.

CHP liderliği boşalalı bir hafta oluyor. Kurultay’a bir hafta kaldı. Ama Baykal hâlâ dillerde “Genel Başkan”.. Kılıçdaroğlu ise adaylığını bile ilân edemedi.

Son şans günleri

CHP’nin başarısını gerçekten isteyenler, Baykal tarafından tayin edilmiş kişinin özlemle beklenen lider olamayacağını, partiyi de iktidara götüremeyeceğini bilerek davranırlar.

Kılıçdaroğlu’na desteği gösteren anketlerden sonra toplumun tamamını heyecana verecek bir ayağa kalkış hemen yaratılmalıydı.

Halkın istediği lider olarak Kılıçdaroğlu “Yalnız partinin liderliğini değil başbakanlığı da istiyorum. Çalma çırpma korku ve baskı döneminin kapanacağına, yolsuzluk yapanlardan hesap soracağıma söz veriyorum. İşsizlik ve çaresizliğin yenildiği şafağın sizlere müjdesini veriyorum. Kaybedecek zamanımız yok. Yürüyün arkadaşlar!” diye çoktan bağırmaya başlamalıydı.

İddiasını avaz avaz ilân etmeliydi.

Ve bu tabloyu, kendini göstermeden Baykal örgütlemeliydi.

Böylesine büyük bir kazanımı küçük menfaatlere feda etmemesi için hâlâ zaman ve imkân var!

DİĞER YENİ YAZILAR